8 Şubat 2012 Çarşamba

99 ACVE HURMASI (akik taşlarının) MASALI 2


99 ACVE HURMASI (akik taşlarının) MASALI 2

bir kara kör noktadır zaman
içerisinde bir ıssız ışık seyr-ü zaman
girersin noktayı amaya
ama ama ammaaaa.......

Merhaba Sevdiğim ve Merhaba…”yapmaa, amma!!” dedim, yine de dinletemedim değil mi!?:(..karartmalar..ses yok..görüntü yok..çok fenasın..iyi ki ben Senin kadar inat biri değilim yanii..farkında mısın Sevdiğim; ben, senelerdir o duvardan bu çamura ,o rüzgardan bu dikene savrulurken bayağı ehli teslim biri oldum değil mi?o korkunç kibrim ve inatçı keçiliğim sanki bayağı törpülendi..bööleee vur kafasına al ağzından lokmayı bir hale gelmeme az bişi kaldı..ha gayret Sevdiğim..yakında cenazemi yerden süpürürsen şaşma yani..neden öyle yapıyorsun ki haa?benim Seni görmekten ,Seni duymaktan gayri neyim kaldı ki ?sürekli ,hep ceza veriyorsun..Sen öyle yaptığında , ben daha çok özleyip daha nalet oluyorum..ve Sana ulaşabilmek için hepimizi tehlikeye atıyorum..düzenimi bozma lütfen..bildiğin gibi toplanmam çok ağır oluyor..tedbirini bana karşı terk et bence.bu mevzuda takdiri Hüda’nın dır diyorum..eğer beni yalnız bırakırsan, ne yazacağımı,hangi şeyin izini takip edeceğimi, doğru mu yanlış mı yaptığımı nasıl bilebilirim ki?ben hakikatte sadece bir tek Seni bilirim ve Sana inanıp iman ederim..benim için diğer her şey ,Seni bilip tanımak için teferruattan ibarettir..o yüzden beni cezalandırırken artık dikkat Sevdiğim..:)ve ben Sana masal yazmazsam eğer, Sen gerçekten beni hep öyle karanlıkta mı bırakacaksın?bir tek yazacağım zaman göstererek öğretiyorsun..o zaman kendimi çok değersiz hissediyorum ama..beni hiçbir şey yapmadığım zamanlarda da sevmelisin benceJ….


Sevdiğim.. ben galiba halvet denen şeyi yaşıyorum, yani öyle sanıyorum..öyle acaip bir zevk,mutluluk,dinginlik ve huzur var ki içimde anlatamam..sanki cennet benim.. iç alemim inanılmaz zengin..tabii bunları henüz anlatamıyorum..hiç kimseyle ne konuşmak nede görüşmek istiyorum ..içimdeki Senle,kendi kendime mutlu mesut yaşamaktan başka bişey de istemiyorum zaten..(şimdi Sen dersin ki “sanki senelerdir farklı yaşayıp hissedip yazıyordun” ve çok doğrusun ,gerçekten J)..fakaaat..amma velakinnn?!!:) hayat hep böyle halvette geçmiyor tabii..birde celvet var.. dış dünyada gel bakalım içimdeki Senle aynı frekansı yakala..ne mümkün..imkansız bişey bu..ben bu dünya aleminde en zavallı ve başarısız müflis vakayım malumaliniz… birde kalkmış vedud esmasından dem vuruyorum..

kimse gülmeden, kendi kendimle alay etmeliyim bence..kınayanların kınamasından zerre kadar tıınmayan meşrebimi en çok seviyorumJ…eğer bir gün onları tınmamamı dilerlerse o vakit; her birinden, aynı benim her daim çok kolay yaptığım misali ,kendilerini ben gibi hiç acımadan alaşağı edebilmelerini de isterim..bunu yapabilirlerse, bende onları tınarım…yoksa umurumda bile değiller.. Sevdiğim, ben, içi dışı başka-yalancı- sahtekar insanlarla neden asla beraber olamıyorum?..çok fena dağıtıyorum her şeyi..beni nasıl itiyorlar anlatamam..beni boğuyorlar..çığlık atmamak için kendimi zor tutuyorum..kaçacak delik arıyorum..vesveseli tabiatlı olup, bir kelimeyi & bin fıs fıs haline getirenler hele…ölmek istiyorum onlar konuşurken ,ah bilsen..bunu kontrol edemiyorum..bence beni insanlara uyumlu hale uyumlamalısın..:)


sürekli yazdığım şeylerle yüzleşiyorum ya Sevdiğim..işte bu hafta.. evvela rüyalarıma izin verip açtığın için teşekkür ediyorum..o neydi öyle..hiç bişi yok..ben hayal görmezsem nasıl masal yazabilirim ki yaniii..inat edip yazmadığımda, rüyalarıma el koyduğun için de ayrıca Seni kınıyorum SevdiğimJ..keşke bir defacık olsa Sende beni rüyanda görsen..Sende bana masallar şiirler yazsan..nerdeeee..ve bak,yeni dönemdeki ilk hayalim… 1 şubat çarşamba.. apaçık..aydınlık..bir gardrob..içi müthiş bir pastel renk ahengi ve düzenle kurulmuş.. benim eşyalarım..kapısı yok..giyinme odası gibi..giysilerime bakıyorum.. aaaa.. yokk..yarısı yok..erkek giysileri gelmiş..ve ömür törpümü görüyorum.. senelerdir pençelerinde kan revan içinde bıraktırıldığımı..koskoca bir varlık içindeyken, en zelil fakirlikler eliyle her konuda en çirkin yoksunluklara mahkum ettirdiğin işkenceci elin…çok hiddetleniyorum..giysilerimi geri istiyorum..onu asla istemiyorummm!!..onu rüyamda bile görmek bana ne kadar acı veriyor bilip anlayabilir misin Sevdiğim…Cemal ağbiden bir tel geliyor..neşeyle diyor ki:”sen Niyazi Mısri meşrebindensin..Gülcihan ve maydanoz yazar olacaklar” diyor birde..böyle çok neşeli ve apaydınlıktı Sevdiğimm..

(bu arada Sevdiğim ben bu masal dizime başlamadan evvel bir şey gördüm..sembolen, bak şimdi..yazdığım şey yani..anlamı hz. İbrahim..Haybabam..ve bir sergi askısına asılmış pek çok giysi.. anladın ..biliyorum…)


cumartesi.. facede biri var..yeni..böyle spritüel kişileri uluslararasında organize edip seminer ve kurslar düzenliyormuş..o “halvette erbain gün”ün efendisinin talebesiymiş.. şamanik- ezoterik ve hint-uzakdoğu tarzı şifacılık eylem-törenleri var.. fotolarına baktım..hatta 66 gün nanstop dönmüşler..beni Pazar günü bir yere davet ediyor..ve bu haftada başka bir yere davet edildim..”izin çıkarsa gelirim “dedim..”eşinizi de getirin “dedi Sevdiğim.:) pazar için;Nail oldum ben, Eyüp mekanında bir yere var yaaa..hah işte, orada bir ritüel olacakmış… ama sonsuzluk babalar ve ana mekanda değil de, diğer sanatsal ailenin hanesinde..tören için Şrf Ebu gelecekmiş.. henüz onların hiç birini tanımıyorum… arkadaşıma tel açtım..”bekleyelim bakalım yarın ne olacak” dedim..

ve gece..böyle inanılmaz naif himmetler.. bir gayzer misali bir yerden zarif zarif fışkırarak yükselip uçuşuyorlar..ve başka türlü bir şekilde bu defa himmetler dans ediyorlar..öyle güzeldiler ki..çok teşekkür ediyorum Sevdiğim.. sonra hayale geçiyoruz…böyle mağara gibi bir mutfağa giriyorum..eski okul arkadaşım Binnaz ve annesininmiş..bu mağara karanlık ve geriye doğru hiç bitmiyor sanki..ve beni bir masaya oturtuyorlar..önümdeki tabakta çok iri taneli kuru fasulye yemeği var..üçte biri doğal renkte ,diğeri bebek mavisi ve diğeri bebek pembesi renginde..öyle lezzetli ve ferah-aydınlık bir yemek ki Sevdiğim anlatamam.. bu fasulyeleri nasıl böyle güzel boyadıklarını soruyorum..bende pişireceğim diyorum..onlarda “biz bu fasulyeleri boyamadık ki, onlar kendiliğinden öyle” diyorlar..fasulye çuvalının başındayım..alacağım ve gerçektende onlar öyle renkli.. ve uyandım…sabah 6..sonra işlerimi bitirip yine uyudum..sabah hayalime geldin..çook özlemişim Sevdiğim..hoş geldin..sanki havaalanındaydın..kalabalık..ama Sen herkesi bırakıp bana döndün..böyle kapı misali heybetli ve kapsayıcıydın..ben anladım ki o törene gidemeyeceğim..izin yokJ( yaptığım her şeyi nasıl haber aldığına hayret ediyorum..beni sevdiğin için kıskandığını da anlıyorum ve çok mutlu oluyorum..)


ve hani hatırla Sevdiğim..ben Seni yeni tanıdığımda, sevinçten havalarda gezerken pazarda …karşıdan gelen herkesin üzerinden; Senin su-saydam-latif bedenin bana doğru geliyordu ya haniii..işte şimdi bakk… Sen öyle kapı gibi kudretle karşımdasın..ve Senin üzerinde inanılmaz bir latife görüntüsü beliriyor..su gibi güzel denir ya hani Sevdiğim..işte o hakikatmiş şimdi anladım..henüz o, sudan yeni yaratılmış sanki..üzerinden inci misali sular damlıyor..galiba o sarışın..yani henüz bedenli değil tabii..Sevdiğimm, o, muhteşem güzel..ve kalbim sevinç içinde..artık kendimi Sana karşı “ben berbat bişeyim” diye ezmeyeceğim..ben Sana layık değilim evet,ben toprak olup gideceğim ama o Sana layık..teşekkürler ..Sevdiğim..hani ait olduğu yere gitmesi gereken gideceği sabah şu hayalle gözlerini açmıştı hatırla..yatağında yüzüstü uyuyanın boynu sırtı hep bembeyaz inciden terlerle doluydu..su, ama inciden..ve o, hz .Mevlana ya aitmiş ya hani..işte Sevdiğim.. sanki Senin üzerindeki bu latife tecellisi, o uyuyanın latife haliydi değil mi?..pekii Sevdiğim ben kaçıncı dereceden bu varlıklara akrabayım peki?..:)

gidemeyeceğimden eminliğimle ve Senin öyle kapsayan görüşünden mest; kendime ziyafet tertip edip keyfetmekteyken, arkadaşım aradı..yeni komşularımız ona geleceklermiş.. benimde gitmem lazımmışJ ve Sevdiğim..bana bir kitap hediye ettiler.. bak..gülmicen tamam mı?söz ver?..bu kişiler henüz benim masallarımı hiç okuyup görmediler üstelik..ve sabah gittikleri sahafdan bu kitap ancak masal çocuğu içindir deyüp bir tanede benim için istemişler..bakk gülmicenn..söz verdin..kitabın ismi:ana tanrıça gerçeğiJJJ..ve ben esmaların ilahsal mitolojisine devamının istendiğini hemen çaktım..gülmeee..bence Sen sanat tarihi çok seviyorsun…demek o yüzden binlerce sene o şeyleri muhafaza ettin hıı…

..kar..saf ve tertemiz..ben huzur doluyum..yapayanlızım..tam 15 muhteşem sakin gün..ruhum dinlendi..


((VE AY İKİYE AYRILDI...:)yıllar evvel aydaki gördüğüm suret..... ve yıllar sonra KRAL'IN SÖZCÜSÜNÜN EMRİ İLE TABELA TERSYÜZ EDİLDİ..ALEM DEĞİŞTİ..HER ŞEYİ O DEHŞETLİ SES SARDI.. HÜKMÜRRA.))

bakalım neler olucak..seyrederek bekliyorum.. senelerdir görüşmediğim bir ahbabımız durup dururken arıyor ve gelmek istiyor..bir acaiplik var ama bende o idrak yok Sevdiğim…maydanoz daha bir canımı yakmış..aaa Sevdiğim ben uzun uzun yıllardır meğerse aldatılıyormuşum..üstelik 5 yıldır hiçbir defa görüp tek kelime konuşmadığım biri tarafındanJ..bu aldatma sayılmaz bence kanunen değil mi?ama duygusal bağlamda sayılır…Sen bildiğin halde neden bana söylemedin peki?sonra bu pazartesi derste rüyamı anlatıyorum..aaa..arkadaşımın biri senelerdir biliyor ve bana söyleyemiyormuş..aaaa..böyle şok oldum..Senin hiç kuman oldu mu Sevdiğim?:) bilmiyorum.. enteresandır herhalde..bu peygamberimizin sünneti ve erkeğin hakkı olduğu için mecburen sünneti yerine getirmek için yapıyorlarmış üstelik..oysaki bu kişiler Cuma namazı esnasında iki rekat haricinde camide duramazlar ..ve teravihe gitseler kazara sadece farz kılıp çıkarlar..elleri kalplerinin cimriliği gibi boyunlarına bukağılarla bağlıdır üstelik..diplomaları ve maddi ilim kariyerlerinin verdiği kibirden siz bir soru sorduğunuzda tenezzülen sizi duymazlar bile..peygamberin sünnetini yerine getiriyormuş..ya iğne deliği kadar hak geçirmemek gerektiği ayeti ne peki?...vaayy bee..Sevdiğimm..Sen çok fenasın ama..yanii..senelerdir ikinci eş vakasını çözmeye çalışıyorken tamda masalımda ilk defa o anlama bu derece yaklaşmışken….:) ve “büyük mükafatların büyük imtihanları olur..bekle,sabret,seyret bak neler olacak..sen çok mutlu olup çok güzel yaşayacaksın”ın JJJsenelerdir bir türlü gelmeyen o ferahlığı….işteee..ama insanın bir kuması olunca Sevdiğim otomatikman 1. eşliğe terfi eder değil mi?:) Ya Rabbim yaaa…kumkuma..bileğimde 99 luk bir kuka…kumkuma…simsimaJJJ üstelik ben nefesin içindeki herkesin kumam olduğunu bilip görüp yaşayarak Sana teslim olmuşken..ben kıskançlıktan gebermeyeyim de kime ne olsun..bu dayanılacak bişeymi Sevdiğimm..ya huuu ben Seni nasıl sevmişim öyle yaaa…

sağda bir LEYLA-İ sima,solda bir LEYLA-İ sima..bak ortadaki o MECNUN simA

HER VECHEDEN BAHRİ ZAT'IN VECHİ SEYREDİLİR

Sevdiğim..işte eve döndüm..böyle acaip rahatlamıştım..üstümden koskocaman bir yük kalkmıştı..senelerdir beni böyle bekletmenden inanılmaz ızdırap duyuyordum..beni yine ona geri dönmeye zorlayacaksınız diye mahvoluyordum..şimdi kalbim bir kuş gibi özgürdü..ama çok da hüzünlüydüm..neden bil?bir defa o gardrobun o düzeni.her şey senelerdir oturup olup bitmiş ve ben seneler sonra ancak öğreniyorum.. beni ne kadar hayattan kopartmışsın Sevdiğim..bana ne yaptın?..sanki Sen beni sihirlemişsin gibi …ben Senden başka hiçbir şeyi göremez ,duyamaz hale geldim biliyor musun? ..biri benimle konuşurken bile, içimde hep Seni tutuyorum ben..her olaya ve şeye o yüzden uzakım..anlatsalar dahi algılayamıyorum.. işte Sevdiğim bu halime bir gülüp bir ağladım dün…çok sevindim inan..ve az evvel bir şeyi anladım..hani teslim olmayı başarırsa onu yüzdürmeyecekler,el üstünde götüreceklerdi ya..işte bu seferki buydu..bak ama, öbür alemde, hiçbir şekilde ona karşı bağım kalmasın lütfen..adı dahi hatırlanmasın olur mu?..sonsuz şükürler olsun …BUNA AMİNN DİYORSUN tamam mı?..bu bitti elhamdülillah..


Sevdiğim buradaki ironi ne biliyor musun..ben taaa hiç tanımadığım kişilerin özel şeylerini –takvimsel önemli halleri –sahte şeyhlerin haltlarını ve verilen hükümleri hayallerimde görüyorum ve medyadan sonra takip ediyorum ya..kendi gözümdeki mertek beni kendime kör etmiş meğerse..Ya Rabbim ben çok komik bir şeyim ya huu..bu imtihan aslında çok ağır bir şeydi bildiğin gibi..az evvel anladım Sevdiğim..öyle acımasız ve ağır bir travmaya sevk edebilecek bir şeydi ki aslında…buna hemen hiçbir kadın kolayca dayanamaz bence….benim içimde ona karşı hiçbir şey kalmamış ki, hiçbir şey hissetmedim..ve bundan sonra onunla ilişkimi dostane sürdürebileceğimi birden idrak ettim..:)çünkü o imtihanım çok şükür ki bitmişti değil mi Sevdiğim..lütfen artık beni ondan kurtar ..lütfen..ama yenisi daha ağır olmasın .hatta mümkünse hiç olmasın ..
ve bu arada Hilye-i Şerifimle de salavatsal bir dostluğumuz başladı Sevdiğim..yeni bir ritüel edindim ki çok hoş..:)


ve geçenlerde başka bir şehirden kitaplar getirtmiştik ya..ben kitabın üzerine ışık vururken hayalimde görmüştüm hani..işte arkadaşım için yazarı aradık..bir saat filan muhabbet ettik telde..ben okuduğum bir yerdeki reenkarnasyonu açmasını söyledim.. o çok şaşırdı..çünkü yeni bir kitap yazıyormuş ve reenkarneyi anlatıyormuş..ben, Haybabamın ve diğer bazı kişilerin bu kelimeden hiç hoşlanmadıklarını,çok kızdıklarını ve yanlış bir kelime olduğunu ona anlattım..”başka ne diyebilirim ki, başka kelime yok” dedi o.çocuk, ben sizin anlatmak istediğinizi hayali gördüm ..bunu anlatamam ama reenkarne değil ..öyle bir şey asla yok .girmesi çıkması olmayan ,hayal üstüne hayal olan bir şey nasıl reenkarnasyon olur ki dedi..yazar:o yaşadığınız şeyi söyleyin, ben kitabımda ondan faydalanmak isterim-yeni bir açılım olur belki” diyor..ısrar ediyor.çocuk “yapamam, olmaz” diyor..”siz o şeyi mürşidinize anlattınız mı ?”diyor..çocuk “hayır ..sadece içinden Hızır geçen bir adama anlattım..ve oda Uzakdoğuluların inançsal reenkarnesinin öyle olmadığını ,yanlış anlattıklarını söylüyor”dedi..Sevdiğim.. o baharda bizim şehre gelecekmiş..”sizin mürşidleriniz varsa kitaplarımı onlara hediye yollamak isterim” diyor..bizim öyle maddi bir şeyimiz var mı ki Sevdiğim?bak eğer o kitaplardan istersen, bana hayalden bir alo de , getirtebilirizJ…onun elinde kapı gibi diploması var ..görüşeceğiz inşallah.. tesadüflere hiç inanmam biliyorsun..ve tabiii odaJ


Sevdiğim,ben, ona bu konuda yardım etmeni diliyorum..çünkü bugün bütün insanlık sürekli bu mevzuuyu konuşuyor..öyle sapıklıklar,öyle paralar dönüyor ki.bazı uyanık sahte spritüeller bazı salak uyur gezerleri yolunmuş tavuğa çeviriyorlar.. esmaları, yıldızları, tasavvufu, mantraları,rüyaları ,mesneviyi,Arabi hocamı çorba yapıp milletin hayallerinden tut ,parasını,manasını ,her şeyini çalıp mahvediyorlar..bir baksan nasıl lüks giyinip yaşıyorlar,lüks yerlerde kozmik okullar açıyorlar..uzaydan gelecek kurtarıcı gemileri bekleyen cinlenmiş salaklarla dolu bu sanal alem Sevdiğim..Yaratan; yeryüzünde kendisine halife kıldığına değil de uzaylılara mı halifelik vermiş peki?yani Yaratıcı yarattıklarını kurtaramıyor da, kozmik planlayıcılar mı gemilerle gelip kurtaracaklar bizi…Sen bizi bunların elinden kurtar ve Sevdiklerinle bize gerçekleri anlatıp öğret inşallah ve amin..


Sevdiğim, ben bu yeni dönemde kim kıyamet telalığı yapıyorsa onun zannı üzere kıyametinin kopacağına inanıyorum..uzaylılara inananlar uzay gemilerine binip sapıtıp gidecekler..cinlerle irtibatta olup cinlerin kulu kölesi olanlar cinni frekansta bozuk cızırtılarla titreşenler
J)).. işte öyle, daima, bozuk dalda yayın yapan alışverişçi çöplük istasyon olarak kalacaklar..böyle kişiler insanlara hiçbir güzel mana yaşatıp manevi lezzetleri tattıramaz…ilim..ilimm..kupkuru acımasız kitabi maddi,ezber ilim..gönüllerinden sadır olmayan, kendilerinden kaynamayıp başkalarından çalınmış-kendi esmalarına uymadığı içinde hemen sırıtan ve kişiye özel olmadığı belli olan bir ilim…robotsal bir dil,makinesel bir tarif,kaskatı bir teklik bilinci…birliği idrak edemeyen ,tanrı yok diye bar bar yırtınıp, kendi akıl tanrılıklarından başka tanrı tanımayanlar..ego tanrısına taptıkları halde bunu bir türlü anlayamayanlar..ne yazık ki kendilerinden sıyrılıp ne halde olduklarını göremiyorlar..içlerinde zerrece tat,lezzet,his yok..merhametsiz bir teklik algısı ve tek bir karede hep kendi suretinden kendi aklından başka akıl tanrısı kabul etmeyenin suretine tapıyorlar da farkında bile değiller değil mi Sevdiğim….

Allahı anlatan birliği bilir ve birliğin tekliğini anlatır..ama ancak İLAH-Tanrıyı bilen ve Tanrı’yı= secde makamını bilip anlayan Tanrı’dan bahsedebilir..diğerleri değil..Yaratıcı Kur’an da derki :”İlah olarak Ben size yetmiyor muyum?..İlahınız benim..İLaH’ınız ben Allahım”…

AllaH =O, bilinen bir ilaH-Tanrı HU..(üstün)All(a)H…..O, bilinen bir İl(a)H Tanrı-HU=(esre)il(a)h-HU…

Ve Sevdiğim Salı sabaha karşı..bir kapısı olmayan kapı..açıkJ..içerisi kapkaranlık.. Sevdiğim..aslında yazı bile yok ..görüntü yok .ama var..kapının içinde KRAL yazısı var..içe doğru yazılar akıyor…kapıda KAPI yazıyor…kapının dışından içe akmak üzere olan kelimeyi ise okuyarak anladım ,lakin tekrar ettiğim halde unuttum Sevdiğim..ama bana kapıyı açmak için yaptığın,senelerdir beklettiğin imtihanımdan geçtiğimi de bugün idrak ettim..değdi mi dersek eğer..Sevdiğimmm..bildiğin gibi ben zaten yaşayan ölüyüm değil mi? :)….bazen kendimin hortlak olup olmadığından bile şüpheye düşüyorum hattaJ..


ve salıJ akşamı Demirli hocada dersteyiz..süperdi..Ona bişeyler olmuş Sevdiğim..Ona ne yapıyorsan gayet iyi gidiyor bence söyliyeyim..JOnu nazarlardan ve belalardan da koruyacaksın inşallah değil mi Sevdiğim…O, Sana hayran ve çok seviyor..kıskanmadığımız sürece sorun yok biliyorsunJ..işte altın cevherini anlatıyor..Ruh’u;hz. İsa a.s ve hz. Meryem a.s ve hz. Yahya a.s…MANALARI MUAZZAMDI..(ben sessizce hz. Zekeriya a.s da anmak isterim tabii..)O anlatırken, artık altın ve mücevher hevesimin kalmamış olduğunu ilk defa idrak ettim Sevdiğim..mademki her şey topraktandı ki, Sen beni ikna ettin ..benimde gideceğim en yüksek yer doğal olarak topraktı ..kaldı ki kızıl altın üçgenimiz ve latif i de gelip geçmişti..hiç bir şeye takılmamak asıl olandı ya birde…


ve çocuk, birden Demirli hocaya sordu:hocam..ben şimdi tefekkürde iki eş bölümündeyim deJ..şimdi bu anlattığınız şeyde aklı küle, iki nefsi küll.. sağa ve sola denk düşüyor değil mi?tabii Sevdiğim konuyu ve asıl sorduğum şekli buraya yazmıyorum..Demirli hocamın yüzünü görmen lazımdı.. inanılmazdı..her zamanki gibi çevirdi:”hiç böyle düşünmemiştim.. ilginç tabi” derken gözlerinde çakan şimşekler acaipti Sevdiğim..ve ders bitince bana bir kağıt uzattı..istediklerimin kelime anlamını yazıp getirmiş saolsun..ben baktım:”Tatçı Hocaya söyledim.. O’ndan yazdım, aynı şeyler bunlar..ben, acve hurması ve akik BİR anlama gelsin istemiştim “diyorum..hoca:”ver kağıdımı o zaman,sen hocaları yarıştırıyorsun demek ki” diyor gülerek..çocuk:”hocam az evvel ne anlattınız ya huu” diyor..hoca:”gene yaptın yapacağını,aşikar anlamı soruverdin” diyor…Sevdiğimm..bak şimdi Demirli hocamın araştırıp bulduğu yeni anlamları da Sana yazıyorum tamam mı?ACVE=çocuğu emzirmek..çocuğu anne sütünden başka sütle emzirmek..çoocuğu yemekle beslemek..yüzünü ekşitmek..(ücave)yetim çocuğun beslendiği sütü..

HurŞit’imden MürŞit’ime bir tutinin güncesi…
.geçen haftaki masalıma bir hediye geldi.. cumartesi, pazarda görür görmez aldım tabii..inanılmaz zarif ve görkemli bir kesime sahip sırça bir prizmaJgüneş ışığı ve onu gözlemliyorum şu sıralarda..ilerde yeri gelirse Sana yazarım olur mu?bu hediye için sonsuz teşekkürler ederim Sevdiğim..O’nun anlamı Sensin bildiğin gibi..

ve Sevdiğim geçen hafta ben ne yazıyorum diye düşündüm
Jyani ne yazmam lazımdı?anladım ki ben harfleri tek tek değil,kelime anlamı ve resmi ile yazacağım..ve Turuku A’li yide yazacağım, da, nasıl???!!!:) ve anladım ki peygamberlerde resmi geçit yapacak..ve anladım ki esmalar daima hz peygamberi işaret edip O’nu tastikleyeceklerdi..esas anladığımı edeben buraya yazamam..sonra canıma okursun SevdiğimJ..deeee..tek sorunumuz var be Sevdiceğim..ben hiçbir şey bilmeyi bırak ,bunları öğrenecek hafızaya da sahip değilim biliyorsun..ama artık korkmuyor ve utanmıyorum..galiba bu duygularımı benden almışsın değil mi?eskiden bunları ben yazdığım için öyle utanç duyuyordum ki, kendimi aşağıla aşağılaya bir hal oluyordum bildiğin gibi…bakalım neler olacak.. hayr olsun inşallah ve amin..


ve Sevdiğim bu yazıları yazdığım laptop iflas etti..kapağı düştü..öyle zor şartlarda yazıyorum ki ahh birr bilsen..yarın Öney’le yenisini bakacağız..bu yazınında az evvel başına gelmedik kalmadı..bilmiyorum okuyup okuyamayacağını..okuyamazsan yazmamam lazım geldiğine inanırım tabii..laptop için destek istiyorum lütfennn..unutma olur mu?benim gücüm yok..


ve nerde kalmıştık..HU…HÜVE..ESMA-İLAHLAR-TANRILAR MİTOLOJİSİ SANAT TARİHİNDE HARFLERİN SEYRÜ SÜLÜĞÜJ…
her şey-esma-isimlerin çıkış kaynağı nefestir..ve nefes hikmetin ta kendisidir..kime ki hikmet verildi ona çok şey verildi.müminin ferasetinden korkun..onlar hikmetle bakarlar..yani NEFESLE..nefes-nüfus..enfüs..içerik..ALLAH’A GİDEN YOLLAR NEFESLER ADEDİNCEDİR..huve kimliğinin içinde her şey vardır..hüve bir tohum olsa diğer harfler ve esmalar huve den doğmuştur..

KABE’YE İLK PUTUN GETİRİLİŞİ..eski arap toplumunda hübel adında bir put dahi varmış..

JJJ
.ALINTILADIĞIM HÜBEL BİLGİLERİNE BAKALIM MI SEVDİĞİM.. islamiyet öncesi Kabe'deki putların en önemlilerindendir... kibele'nin Araplaştırılmışıdır…Mekke’ye getirilen ilk put olma özelliği taşır ve Mekke’nin en itibar gören putu sayılır..Kureyş kabilesi, cahiliye devrinde Kabe'nin içinde bulunan bir kuyunun yanı başına dikilmiş bir puta taparlardı. bu putun adı hübel idi. bu put, Kabe ve Hicaz başkanlığı Huza’lılara geçtikten sonra, başkanları olan Amr b. Luhay tarafından Suriye topraklarından getirilmiştir. rivayete göre amr, daha puta tapıcılığın hicaz'a girmediği bir sırada Suriye'ye gittiğinde, oradaki halkın birtakım putlara taptığını görmüştü. bu putlara niçin taptıklarını sorunca onlar: 'biz bunlara taparız, ne zaman yağmur istesek yağdırırlar; bir konuda yardım dilesek yardım ederler' demişlerdi. .amr, böyle her derde deva putlardan bir tane de kabilesine götürmek üzere kendisine vermelerini rica etmiş, onlar da bu hübel putunu vermişler. amr da onu getirip Kabe'ye yakın ve zemzem kuyusunun üst tarafına yerleştirmiş ve herkesi buna tapmaya teşvik etmişti. yine rivayete göre bu put, kırmızı akikten yapılmış ve insan şeklinde olup sağ eli kırık imiş. ona, altından bir el takmışlar ve tapmaya başlamışlar ki ona gösterdikleri saygı, haceru'l esved'e gösterdikleri saygı derecesine varmış. sonra bu hübel putunu kabe'nin içine almışlardı..."


. genellikle ay kültüyle bağdaştırılmıştır. HZ.Muhammed Aleyhisselam önderliğindeki müslümanların Mekke’yi ele geçirdiği 630 yılına kadar Kabe’de bulunan 360 tanrı figürünün en büyüğü ve en güçlüsü olarak saygı görmüştür.

Arap yarımadasına nerden girdiğini ve gerçek kökenini öğrenmek zor olsa da bir Babil yaradılış miti olan enuma elish içinde adının bir grup tanrının şefi olarak geçmesi ve bazı erken İslami tarihçilerin, islam öncesi dönemde kuzeyden getirilen hubal imajlarından bahsetmesi bu kültün aramik kökenli olduğunun düşünülmesine yol açıyor. ayrıca hubalın adının geçtiği tek nabati metninin içinde islam öncesi dönemlerde orta ve Güney Arabistan’da oldukça popüler olan menat ve dushara'nın da isminin geçmesi hubalın muhtemelen nabati kökenli bir inanış olduğunu destekler nitelikte.


arap kaynaklara göre hubal ın Mekke’ye ilk kez girişi amr ibn luhayy isimli bir soylu tarafından kuzeyden bir heykelinin getirilip Kabe’ye yerleştirilmesiyle başlıyor. heykelin birkaç yıl sonra kırılan kolunun yerine altın bir kol yerleştiren kureyş, bu olaydan sonra heykel ve kült üzerinde önemli bir ayrıcalık elde ediyor. zamanla çeşitli değişimlerden geçen heykelin son tarifi şöyle: önünde kader ve tanrısallığı simgeleyen 7 ok bulunan altın kollu akik taşından bir erkek figürü biçiminde. bu oklarda Mekkeliler tarafından fal bakma gelecekten haber verme gibi amaçlarla kullanılıyor. hatta Hz. Muhammedin (s.a.v)büyükbabası hz.Abdülmuttalip adağını yerine getirmek için kurban edeceği oğlu HZ. ABDULLAH bu oklarla belirleniyor ve bilindiği üzere ok HAZRETİ Abdullah'ı gösteriyor.



Kureyş’in kült üzerindeki büyük etkinliği hubal ve menatın lat ile birlikte adeta Mekke’nin resmi tanrıları olmasına kadar gidiyor. Uhud savaşını kazanan ebu süfyanın Mekkelilere uzzanın ve hubalın çocukları diyerek seslenmesi de bu tanrıların Kabe’de ki diğer 360 tanrı figürüne karşı baskınlığını kanıtlıyor.

bu arada meşhur putlardan; menat, lat ve uzza da HÜBEL İLAHININ kızlarıydı……….

büyüklüğü hakkında çeşitli rivayetler varsa da minyatürlere göre 50-60 cm yüksekliğindedir. hübel 630 yılında Mekke müslümanlar tarafından fethedilince Hazreti Peygamberimiz CemAlullahı Habib ve hz.Ali kerramallahuveche tarafından Kabe’de kırılarak onun şirk pisliğinden temizlenmiştir... bu tarihten itibaren ( taştan yürekleri ile tavaf eden kişileri saymazsak ) Kabe'de kalan tek taş Hacer ül Esved' tir.



kybele'nin arap kültüründeki yansıması. ismi kybele'den dönüşüp "hübel" halini almıştır. bu yüzden de Anadolu'nun baş tanrıçası olan kybele'nin simgesi olan ay, hübel'in de simgesi olmuştur. yalnız kybele'nin simgesi, matriarkal (ana tanrıçaya tapan) toplumlarda gebe halindeki dolunayken, patriarkal (baba tanrıya tapan) bir topluma ait olan hübel'de bu simge tıpkı grek artemis'indeki gibi gebe olmayan, bakire olan hilal'dir. Mekke'ye getirildikten sonra, Anadolu ve arap halkları tarafından Kabe'nin yönünü göstermesi için söylenen "kıble" kelimesi de kybele'den türemiştir ve arap topraklarında kybele'ye tapanların en önemli ibadet biçimi, heykelin bulunduğu Kabe'nin etrafında dönmektir.
Kİ`, SEVDİĞİM, BU BÖLÜM YANLIŞ BİLİYORSUN..KABA, YERYÜZÜNDE YAPILAN İLK MABED BİNA OLDUĞU İÇİN VE DAHA YERYÜZÜNE İNMEDEN DE KIBLE KENDİSİ OLANLARIN TAVAF ETTİKLERİ BİR YERDİ..VE KABE ADI& KİBELE ADININ İSİM ANASIDIR..YANİ DEMEK Kİ SEVDİĞİMM ANA TANRIÇA KİBELE & HAKİKATİ KABE'DEN DOLAYI RAHİYM ESMASININ YANSIMASINDAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY DEĞİLMİŞ MEĞERSEM...BÜTÜN BUNLARI BİZ ARAŞTIRIP ÖĞRENMEDİĞİMİZ SÜRECE TARİHÇİLER YALAN SÖYLEYECEK,ÖĞRETMENLER YALAN ÖĞRETECEK…VE YERYÜZÜNDE SALAK SALAK GEZEN BİZLERDE BAŞKA BAŞKA İLAHLARA-TANRILARA TAPTIĞIMIZI SANACAĞIZ TABİİİİ..O YÜZDEN DE TEKRARDA NE BÜYÜK HAYIR OLDUĞUNU, ŞİMDİ, OKURKEN ANLADIM SEVDİĞİM VE TEŞEKKÜR EDİYORUMMM..SAOL..


Evet Sevdiğim..yazının çekim gücünden anlaşıldığı üzere yapacağım şeyi esas şimdi anladım..çok zor öğreniyorum ama oluyor işteJ…yine aynı şeye; Lailaheillallah MuhammedünRAsulallaH esmama döndük..dersim..seyrü sülüğüm..hiç bitmeyecek yolumun kitabı..anladımm..teşekkürlerrr…ve yaptığım şeyi çok sevdiğini de anladım tabii..ben teşekkür ediyorum..birde bu masal başladığı gece etrafımdaki korumanın daha kuvvetlendiğini hissettim Sevdiğim..teşekkürler..ama özgürlüğüme dokunmak yok tamam mı?!:)

Sevdiğim bu bölümü yazamıyorum..laptop berbat..dayanamıyorum..birazda Mahmut amcamın yazılarıyla kendimi harmanlayacağım..sadece gidişatımız açısından bak izle..
VAV..VELAYET.IŞINSAL RUHİ VÜCUD İNSAN..sayı değeri 6.. VAV harfinde 2 vav ve 1 elif vardır..elifin sayı değeri 1 dir..ve elifin anlamı HAKKın belireni insandır…NEY MİSALİ..BİR ELİF 7 NOKTADAN OLUŞUR..NOKTALARIN SEYRÜ SÜLÜĞÜ VE NOKTALARIN MİRACINDAN MÜREKKEBDİR..FATİHA MİSALİDİR…HERŞEY YEDULLAH ÜZEREDİR..

HÜVE..HE..HAMSE..sayı değeri 5…5 boyut-5 katman. Sevdiğim piramiti hayal et tamam mı..en tepe HU..bir altı 1. Boyut CEBERRUT ALEMİ..2. boyut LAHUT ALEMİ...3.boyut NASUT..4. boyut MELEKÜT ALEMİ..5.boyut alemi EDNA-DÜNYA ALEMİ..(GÖRDÜĞÜN GİBİ ALEMİ EHADDA KALMA ALEMİ EDNAYA GEL ÇAĞRISINA KULAK VERİLMİŞ….J)

demek ki Sevdiğim; benim bu alemleri idrak etmemle, bir vücudun nasıl, nefesten safha safha maddi beden olduğunu da bir nebze anlamam lazımmış değil mi?hep nefesle röportaj yapmak istiyordum ya hani .çok ağır bir şey benim için tabii..muazzam da..ve bu defalık, bu kadar yeter..çünkü 99 tane masalda eğer yaşarsam ve yazabilirsem bunları onlarca kere tekrar edeceğiz zaten..ama her defasında farklı bir idrakle ..

ve Sevdiğim gelelim benim en değerli idrakime..ben 99 acve ve akik taşlarından şunu anlamışım meğer..HURMA= ESMALARIN HEPSİ İSİM OLARAK YARATILMIŞLARDIR VE YARATICININ MAHREMİ HAREMİDİRLER..VE ESMALARI KÖTÜYE YORMAK DEMEK, YARATICININ ANLAMINA &MAHREMİNE- HAREMİNE TECAVÜZ ETMEK DEMEKTİR…VE TÜM ESMALAR=şeyler ÇIKIŞ YERİ OLAN BİR TEK EHAD DE TEVHİD EDİP VUSLATA ERMEK-MİRAC YAPMAK ÜZERE SEYRÜ SÜLÜK EDERLER..yaratılmış her şey dişi –kadın –kesret –çokluk anlamındaydı ya hani..ee diyeceksin..işte Sevdiğim” bana dünyadan 3 şey sevdirildi “deki 2 müennnesin izini sürmekteyim ya birde…

işte bak..ruh hakikatte tek ve bir tane..ve Yaratıcımız kendi nurundan bir nur ayırıp, ona” kün Muhammeda “demiş hani..ve o nur bir anda nurdan bir insan suretinde tezahür etmiş..ve o nur bedenin ilk sözü de şu olmuş haniii..”lailaheillallah” ve yaratıcısı ALLAH şöyle cevap vermiş..”MUHAMMEDÜNRASULALLAH”.ve hayat bu celal ve cemalin arasında hay-hu nefesinde cevelan edip seyran sürmeye başlamış..


Bu bize şunu gayet net anlatır..yaratılan şeylerin en evveli olanı=varlık makamları = hz Makamı MAHMUD u Ahmed i Muhammed Mustafa’dır..
dolayısıyle de ezel ve ahir O’dur..batın ve zahir de O’dur..
gelen giden ne varsa& eşyanın hakikatide O’dur..
bir kişinin-eşyanın-esmanın başlangıcı ve sonu sadece O dur..

buda bize anlatır ki;
başlangıcın Hatemi Mührü ve gidebileceğin her noktanın tek Hatemi Mührüde O’dur...
işbu hakikati bir nebze anlayan da O’dur…

nur cihan..
8.2.2012



29 Ocak 2012 Pazar

99 ACVE HURMASI (akik taşlarının) MASALI 1

 99  ACVE HURMASI (akik taşlarının) MASALI 1

sanma şâhım    herkesi sen     sâdıkane    yâr olur
herkesi sen    dostun mu sandın   belki ol   ağyâr olur
sadıkâne   belki ol    âlemde bir      serdar olur
yâr olur   ağyâr olur   serdar olur    didâr olur 
" Hz.Yavuz Sultan Selim Han"

Bir varmışşş  bir yokmuşş..bunu bilen hiiç yokmuş..bilen bilmişş, bilmeyene dememişş..demiş amma, bilmeyen hiiç anlamamış..gelen giden birmiş..birrr, birrr gelip gitmişler birler…birer birer ikiler üçler…biri binine benzediğinden TÜÜM birler birlikte, beraberce birleşip bini bir olmuşlar..bir bir dile gelip, birbirlerine birbirlerini anlatmışlar ve masalımızda bu birliğin masalı olmayı bilmek istemiş.:)

Merhaba Sevdiğimm ve Merhaba..yine Sen kazandın..tebrik ediyorum.. arsızın,yüzsüzün bir defa daha çark edip devrederken, yine yürümek için devama karar verdiJ??!! .. nedeennn?hep aynı cezalar..hep aynı..beni nasıl darmadağınık edeceğini Senden ala kim bilebilir ki değil mi?ve ne yazacağımı henüz bilmiyorum Sevdiğim..yapacağım tüm cahillikler ve hatalar için şimdiden özür diliyorum ..beraber  gidip,birlikte başaracağımızı söylediğin için buna cesaret ediyorum..yoksa benim ne ilmim ne de halim var biliyorsun..beni Sensizlikle lütfen cezalandırma…nerdeyse bir aydır bir defa bile hayalime gelmedin..ve tüüm rüyalarıma yine ambargo koydun..ve etimle kanımdan tevellüt edenlerle, canımı her zamanki gibi hiiç acımadan, maddi manevi yaktırtdın..ama en çok karartmalar dokunuyor tabii..yağmurda karda, süklüm püklüm-bir türlü öğrenemediğim toplu taşıma araçlarından yanlış duraklarda bilmem kaç kez inip,gece yarısı ıssız sokaklarda bilmem kaç durak yürüyüş ve sonuç hüsran.. bana hiç merhamet etmesen ve senelerdir bu zulmü çektirsen bile, ben yine bu şeyleri öğrenemiyorum ki..bunlar benim doğama aykırı bir kere..sadece zulüm..ve onca eziyetten sonra bir göz aydınlığı umuyorsun ya birde hanii…heyy!!..bu ne acı!!..bana bunu nasıl yaparsın?…neyse ki hayallerime Sen gelmesen de Haybabam geldi..(yalan söyledim, ikiniz birden içime indiniz)…….. yola devam etmem lazım biliyorum ama yürümekten artık bıktım..biraz NEFES LÜTFEN..BİRAZ FERAHLIK..YETER ARTIK DESEM..AYAĞIMI TOPUĞUMU YERE VURSAM, BİR DUYAN OLUR MU Kİ?...

ve bu yeni dönem için, her zamanki gibi ,yine kendi kendime tek taraflı bir anlaşma yapmak istiyorum..hani Sen beni mutlu etmek için vardın ya ..ve her şeyindim.. ve … diliyorum ki şımarma hakkım bakidir..ve dilerim ki; sınırlarımdan düşmek üzere iken, her vakit ki gibi beni yine yakalarsın..şöhret belası afetinden beni uzak tutacağından eminim inşallah ve aminn..ve bu tür kişileri bana lütfen sakın yaklaştırma..onlardan çok korktuğumu biliyorsun...beni  Sana karşı mahçup edip utandırma lütfen..ve Sevdiğim sanıyorum ki himmetlerim bitti..ve tabii bir defa daha mıknatısına yakalanmayı çok isterim..o karanlık kudreti,o ağacın köklerini ve o tür şeyleri de tabii..her masalım için böyle bir hediye diliyorumJ..en edebsizlerinden olsun lütfen…ben sonradan ,edebi bir dille Sana olanları anlatırım nasılsa…mademki benim maddeden yana hiç bahtım yok; bari ,kibritçi kız misali her masalımla uyandıracağım yeni idraki ışıksal hayallerimin zevkü hazları olsun..bunlar her şeye değiyor biliyorsun..hayali bile olağanüstü..bazen kendimi  Kralın soytarısı gibi hissediyorum.. şımartılıp şımartılıp tepeye çıkartılan, sonra, bir şeylerin hiddeti üzerine musallat edilen misali..ama Kral cazip..katibi  ona hayran..sanırım anlaştık değil mi Sevdiğim..ağanın eli tutulmazmış ya hani..edebimdenJ yazamadıklarımı da belki Sen eklersin diye düşündüm tabiiJ…….

Nerde kalmıştık bakalım..”elii eliiii” şarkımın yankılarında..bu masal çocuğu için harfler canlı olduğundan tesiri de öyle oluyor tabii..ve geçmiş masalımızın bitmesine  yaklaştığımız andan itibaren Sen hayallerime gelmeyip beni terk ediyorsun..en son masalla artık durmaya kesin kararlıydım..ve nane okuldan ateşli virüs kapmış..okulun yarısı bu hastalıktan muzdarip..gece bir çığlıkla “anneee annne “diye ağlamada..sağ eli havada “elimm yokk ..elim yokk “diyor..ne hale geldim biliyor musun Sevdiğim?!..ben insanım ..nasıl dayanırım ki..sonra dereotu onu yatağıma getirdi..işte sarıldık.ona elimi yasladım..okudum..ağladım..ateşler içinde..sonra yine uyudu..birazdan sol elini havaya kaldırdı..”elim yok ,elim yok” dedi..”var “dedim “bak burada..ateşten öyle görüyorsun, korkma”…işte Sevdiğim ,ilk kırılma noktam bu oldu..sonra maydanoz..ben duyduğum her şeye mukavemet kazanmışım galiba..vazgeçmem sandığım her şeyden vazgeçtim bu defa..yaniii. ve anladım ki Sevdiğim insanın yaratılış fıtratına hiçbir şey etki edemez..ne öğretim,ne yetiştirme..huy ayrı bir şeydi..onu ancak zaman ve imtihanlar şekillendirebilirdi..başka hiçbir şey yaratılış fıtratına tesir edemiyordu.. belki yeni duyduğum bu şeyler benim için daha iyi oldu..son kalan tuğlalarımı da yıktı.. ağlamadım bile..ve tutunacak hiçbir şeyim kalmadı..sadece Sen..Sende bana ait değildin ve hiçbir zamanda olmayacaktın ya hanii..HayA’limsin ,Aya'limsin, o kadar…


cumartesi..müzikevi..muhteşemdi..öyle şeyler anlattı ki ,akıl yok.akıl bunlara akıl erdiremez..  ve müzik..ben az daha sema yapacaktım..o hale geldim Sevdiğim.. meşrebim kabardı..neyse ki kendimi tuttum..salaya dayanamadığımı biliyorsun değil mi?((bu arada benim için okuttuğun o muhteşem salaya da teşekkür ediyorum..çok incesin  her zamanki gibi...))orada ve dönüşte ve birden sabaha karşı gittiğimiz evde pek çok şey dile geldi...böylece benden de, özür mektubu yazdığımızın  hakikatini  fethetmiş oldu.. yaptığım tüm edepsiz kıskançlıklar için özür diliyorum..ve verdiğin ders içinde teşekkür ediyorum..beni affettiğini  her zaman da affedeceğini nedense biliyorum..bu benim elimde değil biliyorsun..

portakal kabuğu suyu kokulu  bedenli güneşimiz doğdu
bizim güzelimiz arzı endam eylemiş
güzelliği ile bizi mestan eylemiş
etrafı sarsa da gizli fena nazarlar
güzelimizin bakışı hepsini bertaraf eylemiş….
O sözünün eriydi ve sözünü tuttu..tutisi de O’na daha çok tutuldu..



işte o yüzden Sevgilim; eşsiz, benzersiz, güzeller güzeli, arı duru saf yanım Ruh’uma yöneldim…J..çok iyi geldi Sevdiğim.o, beni iyileştirebiliyor..o kadar güzel bir şey, nasıl olup ta benim ruhum olmuş hep hayret ediyorum..onun ne eli,ne saçı,ne kolu,ne bacağı  var..hiç bir şeye benzemiyor..tanımsız..ama yinede eşsiz benzersiz bir huzur O…işte ben ona yönelmişken ortaya yine Sen çıktın tabii.benim ruhumun; bu zavallı beden eşeği olan, ben kılıfını, nasıl kullandığını hatırladım..o Sana aşıktı..ve beni Sana götürmüştü..utançtan ezilerek ,ağlaya zırlaya perperişan işleyeceğimiz dersimizi Sana nasıl haber vermiştim..

ve secde=Seni bilip kabul edip tastikleme= hükmünü onaylama….önünde ağlayarak diz çökmüştüm..ve yapmak istediğim şeyi söylemiştim..gülerek” hayır..buna izin yok ..yapma” demiştin..ben ısrar etmiştim” ama yapmam lazım” ..Sen”hayır..izin yok.yapma” demiştin..ağlayan” o zaman sarılabilir miyim “demişti…”evet”…çocuk Zamanın boynuna ağlayarak dolandı..Sevdiğim, o zaman ne olmuştu biliyor musun?.. uzun uzun yıllar sonra şimdi öğreneceksin..ben sol omzunda ağlarken, birden karşımda benim eşsiz benzersiz sevgili ruhum belirdi…Ya Rabbim bana nasıl muzur ve eğlenerek” ben kazandım” diyerek bakıyordu ve gülüyordu biliyor musun..işte onun o acaip halini görünce bende ağlarken birden gülmeye başlamıştım hanii..o inanılmaz akıllı ve Sen konusunda çok kıskanç..ruhumun Sana nerde ve nasıl aşık olduğunu henüz öğrenemedim tabiii..ben,onun , beden- pembe gri eşeğini tepe tepe kullanmasına sık sık kızıyorum..en çok Senin peşinde, sadece  bir bakışlık göreceğiz diye dolanırken tabii..olan bana oluyor..ben ezilip,horlanıp,rezil edilip,takibe alınıp itilip kakılıp dedikoduya maruz kalıyorum..benim bu yaşadığım tuhaf hali onlara anlatamam ki..anlatsam da anlamazlar ki değil mi Sevdiğim..


işte ruhum ve  ben nefsim ,Sen hedefi Nokta-i Ali A’lamıza öyle esiriz..ben en çok şuna isyan ediyorum..bu kadar zulüm çektiğim halde; ruhumun yaptığı, yaşadığı hiçbir şeyi  bana haber verip göstermemesine kızıyor  ve alınıyorum Sevdiğim..birde iki kaş arasında ki o daire-i alan..o hattı noktanın nefes alıp verircesine daralıp genişlemesini anlayamıyorum.. mesela bir meşksel durum varsa ,merkezdeki ferde yönelen bir akış oluyor..ama ondan bana akacağına benden ona akıyor..bazen, sanki ,karşılıklıda olabiliyor gibi..o vakit Senin ona bir şey yaptığını anlıyorum..beni kullandığını da…o nabız gibi çalışıyor..bazen ,bir vakitler görünmez bir kurşunla vurulup delinen orası inanılmaz genişliyor..ben korkuyorum..Sevdiğim, ben onun ne olduğunu ne zaman öğreneceğim peki..Seni düşündüğümde,düşünmediğimde,bazen bir şey okurken de oluyor..o zaman ne oluyor peki?benim vücudumda kaç  vücud iç içe ve ne yapıyorlar peki?ben neden kendimi birleyemiyorum peki?keşke öyle ayrışıp darmadağınık halimi görmeseydim değil mi?bak aklımı yitirdim işteJ….ilerde delilik fenomenleri üzerine de yazmalıyız bence Sevdiğim..başlık:nasıl delirdim?J…bir ışınsal düzlemde tabii..


sonra yollardayım..kar..ayaklarım kayıyor.ben düşersem ne olur biliyor musun Sevdiğim?.. bana kim bakar ki?Sen mi?..göremediğim,konuşamadığım Sen mi?..yoksunluklardan geberirken sesimi duyuramadığım ve hiçbir kapımı açmamakta direnen Sen mi?. metrobüsteyim..içimde “biz”le başlayan konuşmalar yapan bir sessiz harfsiz sözler konuşuyor.. ”biz”,”biz”..bana yaptıkları zulmü ve çektirdikleri eziyeti anlatıyorlar..hepsi benim öğrenebilmem içinmiş Sevdiğim, öyle dedilerJ..o konuşurken etrafımdakileri gözlemliyordum ve düşünüyordum.???!!!!.işte sonra ben aklımı yitirip yitirmediğimi düşündüm..ama bu anlayış da beynim hiç devrede değildi..nede kalbim..ben hissizdim..öyle bomboş bir kalıp misali..ve içimde o konuşma oluyordu..”deliriyor muyum” demedim.. zaten o ,bilinen bir şey değil mi Sevdiğim?ben Senin yüzünden Senin delin oldum..kaç senedir de bir türlü iyileşemiyordum üstelik..iyileşebilmem içinde bu ilaç reçete mektuplarını Sana yazmam ve ruhumun Sana olan zaafını ve haberlerini benim bilmediğim ama ikinizin bildiği bir biçimde anlatabilmem lazımdı değil mi?JJJ

Sonra “takkk “diye bir devrilme sesi oldu..bir döndüm..koskocaman bir genç yerde yatıyor.. ağzından köpük gelmeye başladı..saralıymış....bir genç kız hemen ona doğru eğildi ve dilini dışarı çekti..ve eldivenini yumak yapıp ağzına sıkıştırdı… aniden rüyamı hatırladım nedense..ve yerde yatan gencin elini tuttum..salavat getirdim..sadece salavat…ve  2 dakikaya o ayağa kalktı ..bir koltuğa oturttular..ona kahverengi eldivenlerimi verdim..bunları giyin, size iyi gelecek dedim..Sevdiğim, bilmiyorum doğru yaptım mı?içimden böyle geldi..bir kaç durak sonra toparlanıp indi..bende birazdan yanlış yerde inmişimJ..öyle çok yürüdüm ki..bir defa daha bindim..birazdan yine yanlış yerde inmişimJ…hiç bilmediğim karanlık ve ıssız sokaklarda kaymamak için dikkatle yürüyorum..sora sora gidiyorum işte..bir insan “yönsüzüm ve yörüngesizim,tüm yollar bana çıkar,bense her şeyim” demişse eğer; onun, yoldaki hali de daima böyle oluyor demek ki Sevdiğimm..ağlıyorum..üşüyorum..ayaklarım kayıyor..ruhuma kızıyorum..beni nasıl kullandığına,hiç acımadığına, bizim onun eşeği olduğumuza kızıyorum.. kendi kendime kavga ediyorum..hiç bir değerimin olmayışına da tabii..bana her bilgiyi,en mükemmel gençlik ve sağlığı ve tüm maddi manevi servetleri verebilecek donanımda ve yetkideyken zırnık nasip etmeyen kıskanç güzel ruhum………..ve onca eziyetin karşılığı, sadece yokluğa düşen gözlerin gözyaşları.. tabbi bu hal beni isyana sürükledi..az evvel içimde konuşanı toptan reddettim.vesveselerim olduğuna inandım..”eğer o gerçeği bilip söyleseydi, biz bu saatlerde bu zulmü çekmezdik..demek ki olup biten her şey, benim  zannı vesveselerimin esaretinden kaynaklanıyor “dedim kendime..kendimi kınadım..


ertesi gün..yeni tanıştığım bir komşum aradı..misafiriyle beni bekliyorlarmış.. misafiri muhteşem sesli Salma hanım.. dedenin torunu muradedilende geldi tabii J .. bizim kadro her vakit tam çalışıyor yanii..nasıl beceriyorlar hep hayret ediyorum..hayret yani..Sevdiğim ,Salma hanım çok hastaymış..ciğerlerinden..onların camiası hakkında çok ilginç şeyler öğreniyorum ..çok hayret ediyorum..çook..(biliyorsun benim sesim güzel olsaydı sokak şarkıcısı ve sokak dansçısı olurdum..bu benim içimde var..ama Yaratıcım bunu dizginlemek için benim sesimi ve ayaklarımı bağlayıp sanal masalcı yapmış sankiJ)



birde ben, eskiden herkesi  mürşid-ermiş sanıyordum ya..herkesi Hızır sandığımdan; her pis tuzağa da, bu sahte hızırların hınzır işidir diye salakça düşüyordum ya birdeJhele tasavvuf müziği yapanlar ,benim için ermişinde  ötesiydiler…meğer öyle değilmiş Sevdiğim..insan inanamıyor..meslek sahibi olmakla hal sahibi olmak –hele “hal-i İLİM sahibi olmak” demek ki burada  hepsinden de ayrılıyordu..ne acaip bir şey… ev sahibi de benle tanışmak istiyormuş.. o bir insan kaynakçısıymış..(ama bu gün ve gece bizi kimin neden kaynakladığını ben biliyorum.Sen benim her yeni tanıdığımı tanımak istiyorsun ve Sen tanırken- herkesi de bana tanıtıyorsun değil mi? :)ve akşam…balık yedik..sonra Salma hanım öksürürken fena oldu..her yanı morardı..biz korktuk.. ben onun göğsüne elimi koydum..birini başına ve sonra ensesine.. salavat.. birazdan pespembeydi..henüz ne olup bittiğini bilmiyorum tabiii..hata yapmak istemem..ama kendim hatalıktan geberiyorum..bari Sen insaf ette; gel, beni tepeden tırnağa yenileyip iyileştirip Senle güzelleştir…lütfennnn..aminn..


HurŞit’imden MürŞit’ime bir tutinin güncesi…Sevdiğimm..bu masal dizimiz sanırım ben biraz daha yaşayayım diye bir hayli uzun soluklu olacak..biliyorsun bu masal çocuğu bir konuyu bitirdiğinde, yeni bir başlık bulamazsa ölecek hale geliyor.J istediğim şeyi geçen masalda bana vermeyip,göstermeyip,yine her kapıyı üstüme kilitlediğin için;çaresiz tekrar  deniyorum..bak bu sefer daha güçlü geleceğim..eğer kapıyı açmazsan çilingir getirip kapıyı ona açtıracağım..yok olmadı bacadan gireceğim..yok olmadı ,kıtmir olup kapında öleceğim…J..7 defa 7 kere uyusan, ben 49 defa 49 Seni öperek uyandıracağımJsen 18 olsan ben 19 olacağımJ….

Yeni konu başlığımız şeffaf bir kutudaki 99  acve  hurmasının masalı olacak Sevdiğim..bunların 4 tanesini başkalarına ikram etmiştim sanırım..ne büyük gaflet..Sen benim acvelerimi tamamlarsın inşallah..ve diğeri..saydam bir kutuda her biri ayrı bir göze yerleştirilmiş pek çok adet-pek çok kıymetli olduğu söylenerek  saklaması için verilmiş akik taşları..ve bu kutudaki birkaç göz yeri boş,içlerinde nedense birkaç akik yokJ…yıllar yıllar sonra..hayalinde; Sevdiği çocuğa diyor ki “Senin akik taşların vardı..onlar nerede”. Çocuk ”bilmiyorum” diyor…Sevdiğim şimdi benim acvelerim ve akiklerimin anlamı üzerinde seyahat edelim istiyorum olur mu lütfen..çok kolay ve sade,acısız olsun inşallah ve amin..


Acve ve Akikin kelime anlamını ben el mürşidi google efendimden bulamadım..Demirli hocamı aradım..istediğim anlamı bilmediğini ama iki gün sonra İsam a gidince oradaki  lügata bakacağını ve haber vereceğini söyledi..((* bak,hep birlikte Sana masal yazacağız diye seferber oluyoruz yaniii..))M.Tatçı hocama face den yazdım..saolsun şunları ekledi..
 akik: Meşhur ve kıymetli, ekseriya kırmızı renkte olan ve yüzük gibi şeylere takılan taş.
Hicaz vilâyetinde bir vâdi.
Yolunu yaran gür su.
acve, çocuğa süt vermek
Yeni doğan çocuğun başındaki saça Arapça'da akîka denir. Istılahta ise, yeni doğan çocuk için kesilen şükür kurbanına verilen isimdir.
Ve böyle semboller seyrü sülük gören kişiye özel anlamda olduğundan kitaptan öğrenilmez dedi..ve ekledi.. erenler, şeylerin anlamını diğer insanlar gibi anlamazlar..neresi gelirse,kolu,bacağı,saçı ..hiç fark etmez.istediği anlamı o bulur dediJ…
((*ve Sevdiğim bende bu dönemi çocuğa göstereceği kahramanlığa göre isim verilme dönemi olarak anladım birden..bunu nasıl anladığımı hiç sorma,çünkü bende bilmiyorum ..ama nedense eminim..))

başka bir şehirde yaşayan akrabamı aradım..o Mahmud amcamın  el yazılarını pc ye aktarmıştı..bendeki o harfleri anlatan bölümün  fotokopileri  7 senedir solmuş..az evvel mail geldi..yanii ,artık harf dosyamda hazır
J..ben bu yazılardan Sevdiğim; sadece harflerin istediğim kelimelerinden bir şeyler  yakalamak istiyorum..yoksa sayı değerleri filan öyle şeyleri anlayamayacağım için öğrenmeyi talep etmiyorum,tamam mı?matematik yokJ.. istemiyorum…resimli görsel matematik olur tabii..rakamlar, harf ve suret bulmuş yani…

Şimdi hurma ;bildiğin gibi  RAhiym esmasından dolayı kadına tekabül ediyor..bitkilikten hayvaniliğe tekamül etmiş bir şeymiş…hurmanın da aynı ana babamız gibi etinden sütünden meyvesinden, kabuğundan, çekirdeğinden, liflerinden faidelenirmiş..hiç bir şeyi zayii olmuyormuş..ve üremesi-cinselliği de  enteresanmış..birde en tepe noktasındaki başı temsil eden bölümü…başını alınca gidiyormuş…((Sevdiğim halamız hurma hatuna ve simsima diyarına şimdi girebilecek seviyede olmadığımı bildiğimden sadece ima ediyorum,bil yaniiiJ))ve hurma  bahçeli gölgelikler, bizlere cennet hayatını hatırlatır değil mi?..çünkü, güzellikler sıfatlarla-çoklukla süslenirse güzel olur..kadınsız bir hayat yoktur..yaratılmış her şey yaratılmış olması dolayısı ile dişi-çokluk-kesret yani kadındır..ve yaptığı fiiller,eylemler ile bir iş,bir oluş ve bir icad edici oluşu ile de ümmi-ana doğurandır..eski Sümercede anneye  ianna-ana-AMA& Akatçada ise ÜMMÜ denirmiş.

o yüzden her şey -isimler-AD cennetlerinin meyveleri misalidir..yaşadığımız aşk arsası
Jüzerinde bir ismi-bir adı olan her şey; Kendi Esma-i Adı’yla İsmi Has dır bu bakımdan..ve Yaratıcı o kişiyi “Muhammed ,bu kişiyi de Ali “diyerek anmıştır.VE YOL MUHAMMEDALİNİN YOLUDUR...işte ismi anılan, o an zuhur ederek, birbirine secde kılmıştır..bu esmaların birbirlerini bilerek tanımasından başka bir şey değildir..esmaların tevhidinden ise yeni yeni esmalar doğarak yeni yeni alemler yaratmaya her an devam etmektedirler.. varlık sur’u nefesin, HU’nun hüviyeti kimliği- içindeki gizli VAV ile vücud bulup kendindeki ismi adı ile eşyaya dönüşmektedir..burada gizli HAVVA da vardır anlarsak eğer..bu manen olurken, maddeye can vermekte, madde de o isme elbise-sıfat olup onu cemaliyle güzelleştirmektedir.. o yüzden bütün şeyler Adem’e secde etmekle mükelleftirler..
TÜM ŞEY’LER=İSİMLER ADEM’DE FENA BULUP SECDE KILARAK KENDİLERİNİ YOK EDERLERKEN ADEM’İ VAR ETMİŞLERDİR..EŞYA ADEMİ TEVHİD ETMİŞTİR…ve HAZRET-İ İNSAN OLAN BU ADEM EŞYAYI KENDİNDE HER CİHETTE BİLMİŞTİR..KENDİNİ BİLİP-KENDİNE ARİF OLAN EŞYAYI DA BÖYLECE BİLEREK ,KENDİNE VAKIF OLUP VAKVESİNE DURMUŞ VE AREFE SIRRINA MAZHAR OLUP KENDİNE –ARAFATA-ARİF  OLMUŞTUR…

çünkü Cemali Hakka Mirat İnsan-ı Kamilin yüzüdür..her adem gerçek adem midir?..bu bizim idrak  seviyemize göre derece derecedir..kişi herkesi kendi gibi bildiğinden burada kişinin nakıslığı da mutlaktır..Sevdiğimm..ben ne yazıyorum ya huu..lisanıma bak..Ya Rabbim ..Sevdiğimm..beni koruuu..ara veriyorum..çay içeceğim ..korktumJ…..



iki saat sonra devam ediyoruz Sevdiğimm..:)varlığın ilk oluşu AŞK olduğundan benden de ilk harf olarak nedense VAV harfini seçtim..daha doğrusu o bunu kendi diledi biliyorsun..ben 3 hafta sonra uyandımJ..((bu arada, bu hafta  iki kişi, benden harfler hakkında konuşmamı istedi..ben meğer seneler evvel harflerle alakalı acaip bir masal yazmışım..halbuki hiç hatırlamıyorum ki ne yazdım...))VAV…HU nun içindeki gizli özne…kimlik..henüz batından doğmamış olsa bile var olan vücud..tohum..anne karnındaki ceninde VAV şeklindedir..9 rakamı URUÇ EDEN KAMİL İNSAN ve ters çevrilmiş hali olan 6 rakamı da..baş aşağı  yeni doğan NÜZUL EDEN  bebek misali..

tuba ağacı gibi..kökleri saçları,tohumu cevizi beyni,ama aslolan yeri, sabit beden yeri gövdesinde saklı olan KALBİ..vav..VELİ..DOST..”size dost olarak Allah kafi”..kimdir Allah’ın dostları..bir ney misali: isim ve sıfatları şeyleri terk edip-içi rahmanın nefesiyle dolmak üzere boşaltılmış- maddi manevi beklentilerinden sıyrılmış ademin henüz içine nefes üfürülmemiş balçıktan heykel kalıbıdır..o, Efendisinin elinde  yoğrulup şekillendirilmiştir..güneşte kurutulmuştur..ve İSA NEFESİ İLE DİRİLTİLMİŞ artık Dost’un tecelligahı olmuş gerçek ADEMDİR..BU ADEMDEN HERYERDE YOK MESELA..nadirattandır..işte bunlar Yaratıcının kendi nefesinden ruh üflediği- kendisine ayna kıldığı- kendinden kendisini seyretmeyi Murad ettiği Murad edilenlerdir..bunlar cevheri asliye Nur’u Muhammediye  tohumu ile mayalanmışlardır..bizim bu dünyaya gelme gayemiz böyle bir dost bulabilmektir..ve böyle birinin gönlüne girebilmektir..çünkü her şey bu Biricik ve Tek İnsan olan gerçek Ademin kalbinden yönetilmektedir..orası aşk arsasıdır..

o aşk arsasında ruhlar sema ederler..orası denizdir..tüm esmalar,ilhamlar oraya ilk evvela gelir..oradan bu ilmi alacak sağlam hisler bizlerde olmadığı için, bu ilim pek çok kayıpla beraber beyne intikal ettirilir..beynin batı ve doğu lobunda bu bilgi işlenir..ve  “onlar ki kalpleriyle anlar” ayetini açamayan ve  kalbiyle anlayamayan biz insanlara o zaman bir diğer ayetle  şöyle der:”hiç akletmez misiniz?”bu idrakle de belki mürşidimizin?? hali derecesine vakıf bile olabiliriz değil mi?kalbiyle mi anlıyor, yoksa beyninde laboratuvara sokup test edip- bilime uyup uymadığını ölçerek mi biliyor....

İnsan en büyük mucizedir..ve tüm esmalar-Ahsen-i Takvim üzere ,en güzel surette  HALKedilmiş bu varlıkta kayıtlıdır..O, Levhi Mahfuz misalidir…Canlı Kur’an dır..ama “İKRA=kendi kitabını oku!!”... emrine itaat edeni de nadirattandır..

Vav  ..SANKİ SUR BORUSU GİBİDİR..içindeki nefesi her an üfler ve çeker..dağılır ve toplanır..her nefeste halvet ve celveti yaşar..tüm bunları yaparken de daima dönerek- sema ederek ruhun meşrebi olan Mevleviliğini de sergiler..o  sessiz bir Nakşibendi gibi isimleri nakış nakış işleyerek varlığı dokur..bir kadiri misali aşkla sesli bunu ilan  eder..ve  coşkunlaşarak rifai olur..ve tüm bunlara kayıtsız kalıp melamet sergileyebilir…esmalarında huyu ,suyu, meşrebi,rengi,kokusu,vücud bulduğu suretleri vardır…

vav bir gözdür..o RA’nın RABBİN GÖZÜDÜR..Yaratıcımız kendisini İnsan-ı Kamilin gözünden seyreder..

“VAV”  AŞK dır.” Vedüd “dur..hz DAVUD gibi vedüd esması da ayrı yazılırmış Sevdiğim..ve esmalara tasavvufi halifelik  görevli  kurumsal yetkisi ilk bu kimlikle başlamış okuduğuma göre.. aşk sihirlidir..büyüleyicidir..cazipdir..meczub eder..delirtir..ama bu yolda meczubiyet makbul olmadığından cezp edilen değil de CEZBEDİCİ olan makbulmüş..çünkü meczuplar irşad edemez ve görevlendirilmezlermiş..ama onları incitende kendi hayatını yok etmiş olurmuş..çünkü vedüd esmasına mazhar olmuş kişi &Yaratıcının SEVGİLİSİ DOSTU YARI MAHREMİ HAREMİDİR..onları inciten gerçek Efendiyi incitmiş olur..

gerçekte kimse aşık olamaz..aşk verilen bir şeydir..alıp almamak diye bir şey yoktur…bu bir tecellidir ve piyango kime vuracak nasip işidir..bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi kimse bilemez..ama tüm okuduklarımızdan  anlaşılan odur ki çok acılı bir yoldur..peki bunca eziyete aşıklar neden yoldan çıkamazlar?..çünkü onlara aşk verilirken canlarıyla bedelini ödedikleri için belkide değil mi Sevdiğim?..ve belkide tüm şehitler tekrar tekrar hep o güzel anı bir daha yaşamak istediklerinden bir daha şahit=şehit olmak isterler…öyle yazıyor tüm eski masallarJ.

*Vedûd, çok şefkatli, muhabbetli, sâlih kullarını çok seven ve onlarca çok sevilen, onları rahmet ve rızâsına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya yegâne lâyık olandır. Sevgi ve dostluk hissini yaratandır. Kur'an'da iki sûrede (Hûd:90 ve Buruc:14) geçmektedir.(alıntı)

ve Sevdiğimm..gözlerim ,başım çok ağrıdığı için artık yazamıyorum.:)nasılsa yazmaya başladık..bir daha beni öyle cezalandırma tamam mı?..ve ben anladım ki; o,  bir vakitler beni ele geçiren harflerimin, hep beklediğim,” kendilerini tanıtma zamanı “gelmiş..ve bir türlü öğrenemediğim esmaları bir nebze olsun bu sayede öğrenebileceğim..ve tabii ortaya ne çıkacak şu an bilemiyorum..ama bir kardeşim birkaç aydır cumaları ,benim hiç tanımadığım –Haybabamın benzediği - eskiden bu alemde yaşamış birinin sohbetlerinden yolluyor..bu Cumakinde çok ilginç bir şey vardı.ve ben öğreneceğimiz şey hakkında oradan bir ipucu yakaladım ..bildiğin üzere O,”hurşidimden mürşidime bir tutinin güncesi üzerinde tasarruf sahibidir”J…

O  dedi ki:Allah hz. Adem’e sadece esma ilmini öğretti..

ama hz.Peygamber Efendimiz Aleyhisselama ise hem esma ilmini,hem sıfat ilmini,hem  zat ilmini öğretti..

Sevdiğim..şimdilik bu kadar. Bir dahaki masalda hangi harfi ve esmaları işleyeceğimi henüz bilmiyorum..yazdıklarım doğrumu onu da bilmiyorum..sadece Haybabamın dediğini eklemek istiyorum..sen O’nu öğrenmek için bunları yazıyorsun..O, hata yapsan bile düzeltecek..O, sana her şeyi öğretecek…J…yani Sevdiğim biz birbirimize mecburuz..bazen ve sık sık benim gibi işe yaramaz birini neden Senin başına musallat ettiklerini düşünmeden edemiyorum.. Senin püsküllü,saçaklı,boncuklu, inatçı -huysuz ve nalet belalın olmayı hak edip etmediğimi de.. henüz bende neler olduğunu bilemiyorum… ama bu hafta bir şey çaktım..biz aynı kabirde uyuyacağız..ve muhteşem bir ağaç üzerimizde yükselecek..ve ağacın kökleri; taşları,toprakları dahi yerden  beş karış yükseltecek..:)

ama...veee .. ne olursa olsun ben hala ruhumla,nefsimle ,bedenimle SENİ  BA-KA-RA SEVİYORUM.
29.1.2012