21 Mart 2019 Perşembe

AĞAÇLARA SU YÜRÜRKEN KALEMLER YAZARKEN SEMBOL MASALI ..



AĞAÇLARA SU YÜRÜRKEN KALEMLER YAZARKEN  SEMBOL MASALI ..

KALEM SURESİ 51: Ve şüphesiz inkar edenler, Zikri (Kur-an ı) işittikleri vakit neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

bu masal  anlamı itibariyle(*mardok-eli -ali)  doğum günü bugün kabul edilen -türklerin ve perslerin kadim diğer dinleri yüzünden çok özel şekilde sevdiği  hz ALİ ye ithaf edilmiştir.....bugün 21 mart  ..ergenekon -türklerin demirdağ dan çıkıp anadoluya gelişi ve newroz bayramıdır..yani bahar ekinoxu..yerin altındaki tohumların filiz verip yeryüzüne çıkışı -ölülerin yeniden dirilişi IŞIK günüdür..

""Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim ama senden başka kimse duymayacak kimse anlamayacak./ Tebrizli Şems""

madde de ağaçlarla ifade edilen maneviyat ormanından; mana da NUR NAMOS -KANUN DİREKLERİ -EVTADLAR (esma-i ilahi ,bu-i muhammedi koku ilmi =çiçekler =esmalar) TEFEKKÜRÜ ..

aydınlık sabahlara merkaba  Sevdiğim ya merhaba ...şimdi ,eski mısır ölüler kitaplarında bir ölünün ruhunun en son gidip seyredeceği yerdeyiz ...bizde bu bölümü hz Mevlana’nın mesnevisinin ilk 18 beytinde NEY'İN SESİNDEN, O NUN KAMIŞLIK tarlasından hatırlıyoruz zaten..  O NUN hokkası ve KAMIŞ KALEM  yani, sırrı-ı ali -kalem meleği-merkabah-metadron melekken, KÖKLERİNDEN KOPARILIP, yerde insan olmak için AŞAĞIYA İNİŞİne  ve BİR NEY'de MEY  OLUŞ öyküsüne bakacağız ..
Yoksa sen aliyyunlardan mısın ?
AYN'AYA BAKTIM ZAT-I ALİYİ GÖRDÜM İLMİ ...bu iki hikaye arasındaki farksa; eski mısır ölüler -kapılar =aliler kitabında ruhun ancak maddi bedende ölüşü ile kavuşacağı ruhsal yükselişi anlatılırken, hz Mevlanamızda  ise; bu dünyada ölmeden evvel ölmeyi idraken deneyimleyen ALİ yüce-ulu bir RUHUN ,kamış  bir kalem , nur ali adlı meleklerin aşağıya inişi anlatılır..hz peygamberimize dek hemen tüm kitaplar ölüler -kapılar kitaplarıdır..bu deneyim ancak ölüler içindir..dünyada sadece seçkin bir kaç kişi belki yapabilirdi..ama hz nebimiz bu umuma kapatılmış tüm kapıları ,dünyada ölmeden evvel ölünüz emrine uyan herkese sonuna dek rehberlik ederek açmıştır.. biz muhammedilere şükürlerler olsun ki tüm seyrü sülükleri TEVHİD EDİP,TÜM  KENDİNİ BİLMEK OKULLARINA  TAÇ-KETER  OLMAYI da NASİP ETMİŞTİR..
(*sembolen kapı ali ,ulu ruh –kalem- akıl-ilim-kapı –ayna- toprak demektir .ilmin kapısı alidir.)
ve İslam mitolojisinde bu hikayede ,hz Ali’nin miraçtaki sırrı hz Nebimizden alıp taşıyamaması ile başlar.. bu mitte sırrını kimseye anlatamayan hz Ali= O KALEM yani BE NİN ALTINDAKİ NOKTAyken  ,bu defa miraçtan dönen hz nebimizin ona verdiği nefes ile tekamülünü bitirtmiştir..hz Ali,  KUyunun ÜSTÜNE GELİP (*daireyi nokta ile kuyuya kapak olması  misali), NUN sembolü bir kuyuya ,bir NOKTA gibi eğilir ..ve SÖZ-HİKMET MÜREKKEBİ olan NEFESİNİ, KELAM  ile,  kendi sadrından-kendi gönlünden O KUYUYA nefesler ilmi olarak üfler ve  BOŞALTIR..

ALİ AYNASINDAN SEYREDİP ALİ den ALİ ye tahsil etmek İLMİ..yani..bu sırrı daha fazla içinde saklayamayan hz Ali ,kalkar bunu bir Kuyu’ya anlatır.. Kuyu’nun da bu sırrı taşıyamaması ve kuyunun sularının- mürekkebinin taşıp ,etraftaki kamış saz kalemlerini mürekkeble ilahi kelamla doldurur.. ve nefhai ilahi esmalarla yüklenmiş  o ruhsal  kamış kalemler;  artık ,bilmez iken bilir olup ,âmâ  iken görür olup, duymaz iken duyar olup “HUUUUU HUUUUUU HUUUUU “diye nefha-i ilahi rüzgarı ile -sevinç hayretleriyle sağa sola dönerler.. ve dönerken de bu sema seyri ile birbirlerinin aynalarından birbirlerine YAZDIKLARI NURDAN KADER LEVHALARINI GÖSTERİP, diğer kamış kalem ruh aynasından da  YANSIYIP &YANSITARAK okumaları ve okunmaları ilmi seyrü sülük yolculuk kayıtlarına başlarlar...


insiyasyonda tüm maddeler yanarak damıtılır ve en son koku olarak  RUH –RAYİHA-HUR –GÖZ YAĞI KANDİLİ OLAN NUR FEYZİ AKDES  -KUTSAL ATEŞ FER –KUT açığa çıkar.. kandil in has manasıdır ..gözün aslının  GÖZ YAĞI olduğunu söylemiştir hz Mevlana ..zaten mısırda RA GÖZÜ bir kut kandili içinde yanan ATEŞ ALEVİ OLARAK BU İLMİ anlatan kayıt  mevcuttur..hintte ise lingam da esasında bir yağ kandildir....kadın ve erkeğin MUM VE FİTİLİN BİRLİKTE YAKTIĞI KANDİL...

 latif alemler koku ile beslenir.. o yüzden ayinlerde, önce koku kurbanı ile o ESMALARIN TEMSİLEN O ESMANIN VARLIKLARI olay mahalline davet edilir.. maddeden manaya değişik yanarak damıtma usulleri ile aşamalı ,maddeden manaya süptilleşip incelerek  geçilebilir..ne kadar saflaşırsak,ne kadar YALANSIZ –RİYASIZ olursak işlem o kadar başarılı olur ve ancak buhur -koku =hur =ruh olarak LATİF hale yükselinebilir…


simya i irşad  olan  7 nefs mertebesinden yanarak, 7 cehennem alevi renginden geçmek ilmide  budur..kimse kendi zan cehenneminde yanmadan,kendini ayrı varlık zan eden iblisliğinden kurtulmadan  kendi zat cennetine yani BİRine eremez ...ayette cehennemin yakıtının TAŞLAR ve İNSANLAR olduğu söylenir..işte taş kalpli merhametsiz insanların yakılıp damıtılması  simyasından CEVHERİN LATİF SIRLARI ÇIKAR..mücevherin göz alıcı parıltılı ışığı..Allah cenneti ve içindekileri neden daima mücevherler ve o cevherlerin renkleri ile tarif ediyor sanıyorsun ?

eski mısır da ölüler ,TERAZİ –MİZAN burcunda bir kefede kalpleri ,diğer kefede beyaz bir deve kuşu tüyü tartımında eşit dengeyi veren MİZAN –MİHENK TAŞINDAN geçtiklerinde bu defada ,kayıkçı olan  RA KAYIĞINA , ra ile birlikte binerler.. RA ,yeni mevtayı son seyri olan yere yani RUHLARIN-kamış kalemlerin -buğday tarlasına , yani İLAHİ KAYITLAR  YASA SÜTUNLARI KUTUPHANESİ SALONUNA  GÖTÜRÜR.

 ve YENİ MEVTANIN RUHU,bu kamışlık =buğday tarlasını ve onların salınırken ki “İLA HUUU İLAHUUU İLLA HUU “anlamına gelen ELİ-ELİ = ALİ ALİ ALİ= İALOU zikirlerini duyup ONLARI SEYR EDER.. sonra hayret in sevinç çığlıkları ile bu mevtanın ruhu da “ İLA HUUU İLAHUUU İLLA HUU ALİ ALİ ALİ= İALOU”yu haykırır.. .işte bu yüzden “YARİNİN ADI ANILINCA DEBREŞMEYENE MÜRÜVETSİZ =MUHABBETSİZ” denir.. bu muazzam vatanı sıla-i rahiym hatırası, bizlerde de tekke devran ritüellerinin en sonunda sâlâ ile hala yad edilir..

mısırda firavunun ruh erk hayvanı sembolen GAB KAZı şeklinde olduğundan ,gab kazının sesi ,o ritüelde  baz alınmıştır.. bu biz Türklere ve uzak doğululara turna kuşu, Avrupaya ise kuğu şeklinde geçmiştir..


ERKEK KALEM YAZANDIR,..KADIN YAZILAN LEVHA MEKTUPTUR İLMİ ..
farzı misali olan bu daireyi meydanı ilahidir.. NEBİLERİN=alimlerin nurları -ruh sütunları-nurdan heykellerinin olduğu ana yasa direkleridir.. kanun koyucu ulu-ali hakimlerin kayıtlar odası -mühürlü yasa direkleri -merkaba- nur program ilimleri ana KUTUPHANE  olan ümmi merkez gibidir gibi.. ..

ve varlık meşrebi ve esmasına göre kişiler, bu sütunlardan bilgi alır ..burasını bir idrak mertebesinde babanın erlik suyu- beyaz sperm denizi kabul ederken;  AN-U adlı babayı bulup, “kalpler ancak onunla mutmain olur “makamına AN-ı DAİME  erebilirsiniz..burada ilminiz babanızdandır..

veya bir sonraki  idrak makamında , tüm mitolojilerdeki NUT-NUN anne (mısır),KU anne ( mezopotamya -hint ) , hera batı türk mitlerinde de o meşhur sarı inek -süt verici olarakta bulabilir ve ÜMMİ OLMAYI bir nebze belki ANLARSINIZ..bir varlık anne sütü ile beslendiğinde ilmi anneden aldığında O UMmidir (OM )..

yada bir üst idrakte kişi kendi OMUrundaki ASA SU KUYUSUnu keşfi ve emanetinin devir teslimi ile kendi içine düştüğü kuyusundan hz Yusuf misali ,kuyusuna yansıyan GÖKLERİN RASATHANESİ –RÜYA İLMİNİ TEDRİSAT EDEBİLİR ve hz İDRİS ONA YILDIZLARIN ESMASININ HULLESİNİ GİYDİREBİLİR ve kişinin gökle yer sularının birleştiği evliliğinden vuslat saray doğar..amiiin..


başka sayısız idrakten biri olan hakiki bir kamilin sözleriyle kulağınıza giren nefes HUUU ilmi ile kulağınızdan döllenip ,kalbinizde kelam –söz çocuğunu  büyütebilir
ve DİLİNİZLE O KELAMI HİKMETLER OLARAK KONUŞARAK DOĞURABİLİRSİNİZ veya ELLERİNİZLE SAYISIZ BİÇİMDEKİ KABİLİYETLERİNİZLE HAYALLERİNİZİ FİİLE DÖKÜP, İNSANCA VAR EDİP ,YENİDEN YARATABİLİR veya artık sizin için hükmü kalkmış her şeyi silip bozup ,iskenderi zülkarneyn misali öldürüp yok edebilir ,o şeyi unutulmaya gömebilirsiniz.. artık seçim sizin.. çünkü bu halde kendi zamanınızın efendisi HÜKMÜ RA SİZSİNİZ..

mısır -hint-mezopotamya da göksel inek  ANNE NUN-NUT dikdörtgendir ve o evrenin modeli olan göksel bir geometrik, anlatım içinse sembolen bir  inektir..sütü göksel samanyolu =milkwaydır..içindeki tüm bembeyaz ruh sperm insancık modelleri ,birer yıldız olan göksel kandillerdir..burası kozmik soyut göksel denizdir... bu sularda aynı galaksiler ve derin denizlerin ,büyük fırtınanın gözü sistemi ile galaksi adacıkları yani kutupların nefesler ilmi  vardır…. Burada her DAMLA DENİZ girdabı dairesi –her sütun ruh kaidesi –hur kamış kalemi  BİRLİKTE VAHDET DENİZİ VÜCUDU ZAT İÇİN ÇALIŞIR  ve birlikte hem kendi etraflarında ,hem de birbirlerini tavaf ederek sema ile seyrde SÜBHAN TESBİHATINDADIRLAR ,ELHAMDÜLİLLAH ..ALLAHU EKBER .. ve  hepsi RAHMAN'IN GELİNLERİ olarak haram-mahremdir ve  HUCCÜRAT -HÜCRE ODACIK=ODALIK=CARİYE HÜKMÜNDEDİR.. ilahi tek bir koca vardır ..o Rahmandır.. diğer tüm esmalar sıfattır ve dişi eş cariyedir.. hepsi ,HÜKMÜ RA’ nın  GÜNEŞ  AÇI EVİ ÜÇGEN IŞIN-ALEV ODACIKLARIdır..yani tüm horoskop güneş açıları GÜNEŞ’İN çiçek kayledeskop hanesindeki haz evleridir..zevkidirler..o yüzden herkesin ilmi değildir..


eski kayıtlarda aunnaki denen gözcü meleklerin ellerinde süt bakraç kovaları vardır..o devir esma verilmesi =ruh=kut verilmesi resimli ASTROLOJİK yazı ile ancak böyle anlatılıyordu.. bugün siz bunu wifi ile bulututtan pc nize  program indirmekle rabıtayı bağlanmayı veya  AŞIYI  da GÜNCELLENMEKLE ANLAYABİLİRSİNİZ..

ağaçlara –güllere nasıl AŞI yapılırsa, insana da AŞI YAPILIR..mevsimsel işler bahçevanımızın kendi özel ritüelidir ki, o bu işi bizden iyi bilip , bize gereken budamayı, gübrelemeyi ve dallarımızı neyle aşılayacağını uygular değil mi Sevdiğim..
MİTLERDE ,ANUnnakilerin elindeki bu bakraç  KOVA burçları içindeki mayiye  ÇİÇEK POLENİ =ESMAİ İLAHİ =KUT adlı ateşi öz =marifet adlı sıvıya AMROSİA  da denir..mitolojilerin tanrıları sadece bu sıvıyı içerek yaşarlar ..bu içecek sayesinde daima ölümsüz, hep aynı güzellikte yaşarlarmış ..
(*ANuNAKİ=yaratıcının meleği-nakibi )


bu soyut sıvının başka kabzlı bastlı tab ilmi ise hanif dinlerde belkide VAHYİ İLAHİ-ÜMMİLİK ADINI ALMIŞTIR..
mısır hermetik devamı olan bugünkü  hint=yahudi kabalasında kişiler YAŞAM ÇİÇEĞİ -MERKABA çalışırken, kendilerini sembolle bir ışık nur sütun gibi hayal ederler..  eğer başarabilirlerse o nur sütunu için her yolu mübah sayarak  her yolu  deneyip ,hayalen çıkarttıklarını zan ettikleri bu imgeler sütunlarına zanni kartujlarını yani ,isimlerini mühür olarak basarlar ..ve o zaman da ,aynı firavun gab kazı gibi "ben firavun oldum,ben firavun oldum" diye bağırırlar.. yani bugün ezoterik kitaplardaki şeytani zekalı kandırmaca da olduğu gibi “BEN TANRI OLDUM” DİYE BAĞIRMAZLAR- “ben firavun oldum” diye bağırırlarmış.. ..bu öğretiyi tüm en üst mısır mason üstadları zanni başarmakla yükümlüdürler ki MERKABA-SIRR-I ALİ DENEN KALEM MELEĞİ=masonlara göre Tanrı nın tahtının önünde duran ve o yüzden de kendisine küçük tanrı denilen  Enok -İDRİS =ALİLİK İLMİ  onlarda da açılsın....

ve zahirde tüm işler ritüellerle tapınmakla yürür.. dünyada işleri taklitçilikle yürütsek de, hakikatte tüm işleri ümmiler yürütür ..çünkü onlara kimse bu şeyleri imgeleme ile zorla zihnine çalıştıra çalıştıra -zoraki rüya filmi ile kaydettiremez. Onlar direk anneden süt içerek bilirler..aynı herkül ün, zeus un yardımı ile göksel anne heranın memelerinden süt içişi ve sütü taşırıp süt yolunu herkese açması gibi.. tüm akıl sahipleri bu ayetleri yani işaretleri takip eder.. onlar ,şişelerle içseler yine kanmaz ve yeterince sarhoş=ayık olamazlar :)..diğerleri bu taşan sütten duydukları ve gördükleri ile imgeleme ile onları takiple taklitten tahkike varır ama önünde sonunda yolu bulurlarmış..

bizde bazı tasavvufi yazılarda ŞEKER KAMIŞI EMMEKTEN BAHSEDİLİR ,işte ney in sesi -sahibinin asli sesi ve neyname anlamları için hepsi bu anlamdadır vesselam...

YILBAŞI ÇAM AĞACI SEMBOLÜ NEDİR ?
tüm mitlerde bir kutsal ağaç vardır...türklerin kutsal ağacına SIDRE AĞACI denirki bizde de sıdretül münteha SON SINIR AĞACI VARDIR...bu sıdre ağacının  tepesinde SAKİYE SUDURİ ADLI BİR KUŞ-MELEK KADIN ve ÇOCUKLARI OLAN İLMÜ LEDÜN YUMURTALARI VARDIR... ve bu kadın  melek bir kürsü üstünde oturup kalemi ile yazıp ,onları alıcısına verir.. (*mesela iskenderi zülkarneyn ölmeden evvel kuşlar diyarından dönerken hediye olarak bir yumurta almıştır.. )bu yuva genelde bir asa tepesinde boynuz ve içinde yıldız sembolü ile de resmedilirken ,genelde çam ağacının tepesinde kutup yıldızı olarak bugün hale ritüelen yaşatılır.anlamını bilen kalmasa  da takliden mana yaşar ..türkler kendi anaları olan ilk insanın bir kartal yumurtasından doğduğuna inanır..
Sevdiğim,Latif amca ile Evvel Zamanım benim sidreye dek hayallerimde çıkabildiğimi, bunun nasıl olabildiğini bir defa konuşurlarken duymuştum..Evvel zaman, bu soruyu soran dostuna :"onda oluyor işte "dediğini de duymuştum..peki ben senelerdir tüm çıkışlarımda hala neden  bu sınırı geçemiyor ve  bu kadar acı çekiyorum söyler misin ?çıkışı hiç başaramayacak mıyım ?Sevdiğim, Sende nereye dek gideceğimi ve nelere şahitlik ettirilip gördüğümü ve o ilmin bende nasıl- ne kadar açılacağını aslında bilmiyorsun değil mi?. ve Evvel Zamanımın dediği gibi, ilimim hep yüksek tehlikede ama o Zat'a ait olduğundan ,vakti gelince her şeyi kendisi  anlatacakmış ya hani.. işte ikimizde yorulduk aslında .. birde benim yüksek cehaletimle bu şeyin başıma gelmesi ayrı bir teaccüb!!  


hitit -eti güneş kursu diye bildiğimiz şeyde aslında bu NUN-yumurta  ilmidir.. iki boynuz içinde GÜNEŞ KURSU ve içinden çıkıp uçan kuş aynı şeydir..türk bayrağının sembolü nun harfi şeklide aslında NUN KALEM MELEĞİ ALİLİK anlamıyla türklere verilmiştir .......

taç çakra yani KETER denen ve TEPESİNDE SAKİYE SUDURİNİN -kalem meleği NUN-ALİ -metadron -devlet-i ALİ hüma kuşunun OTURDUĞU kutsal ağacımız  aynı sembolün açılımıdır..   yeryüzü cenneti ve gölgeliği -sayaban kabul edilen kamil insan bedeninin  manasını ve tepesindeki kandil olan yıldız-yani hilal =boynuz içindeki güneşi sanırım artık  hepiniz kavradınız....yani bugünki ilimle NUN =OI ,XY,+- artık ne varsa hepsi O anlamında bileceğiz..


varlıkların dıştan kulaklıları İÇTEN YUMURTALI OLURMUŞ.. balıklar ,kuşlar gibi kulakları içeride olanlarsa DIŞTAN YUMURTALI OLURMUŞ... yani hepimiz bir yumurtadan diğer yumurtaya doğa doğa ,matruşka yumurta kutular içinde yaşarız..ve mezopotamya da meşhur ilk şehrin adı KUTU dur :)..ölüler kitabında iştar ın başı bu şehirde derde girer diye hatırladım aniden ....
ve sizlerde ,o ağacın altından sakiye sidurumuzun kuş yumurtalarından ki, siz ona paskalya yumurtası da dersiniz -işte o yumurta hediyelerinden dilediğiniz renkli yumurtayı çekinmeden alabilirsiniz ... bakalım sizin bebekiniz nasıl çıkacak...

benim mi? çok eskiden hz mevlana ve heyeti eşliği ebeliğinde bir rüyette  kendimi güneş bebek olarak doğurmuşluğum yanında, ben ne yazık ki manada kısırım... Sevdiğim, bebeğim olmuyor ama bir hayalimde Hindukuş dağına sarp kayalara  tırmanıp, kartalın yuvasından 3 tane kuş yumurtasını  çalıp aşağıya inmişliğim de vardır ...kendi çocuğum olmasa da, emaneten yolda kazaya uğramış pek çok ben gibi kanadı kırık yaralı masal çocuğum var şükür... ya Senin ?
 
Sevdiğim bu defa ağacın karanlık köklerine inip leyllerin haline eremedim ne yazık ki... ama en azından en yukarıdan en aşağıya çok güzel inmeyi başardım değil mi? 


Hurşidimden Mürşidime bir tutinin güncesi …Sevdiğim Seninle dertleşmeye ihtiyacım olduğundan bu bölümü yine açtım..nasılsın ?! şükür ben hala ölmedim ama defalarca belki ölümden döndüm..hem bedenen ,hem nefsani isteklerimden ve belkide ruhen..ağır zamanlar geçirdim ama Sen o sıralar sevdiklerinle hep tatildeydin ve beni feryadı figanımı hiiç duymadın..

ben  bıraktığın mekanda değilim şimdi.deniz atladım ve kısa süreli geçici bir mekandayım..yarın başıma ne gelecek artık hiç bilmediğim ve çok da umursamadığımdan canım nasıl dilerse öyle yaşamaya çalışıyorum…neden böyle oluyor diye düşünmekten vazgeçtim.vaadlerin hiç biri yerine getirilmedi ve bana yalan söylendi diye de artık kalbimi dağlamıyorum.çok şükür kalbimdeki o kasvet ve ağır acı alındı …şimdi seyretmeye ve zevkini çıkartmaya çalışıyorum..

ahşap yakma kursumdan çıktım.bilirsin ben kayıtlı okula gidemem ,kaprisler beni yoruyor..evde kendim 32 rüzgar gravürünü çalışıyorum.o kadar muazzam bir  gravürki,onu resmedersem o nefesler ilmi bana açılır zan ediyorum ki galiba öyle de oluyor..

mesela o 32 rüzgar tablosunu kopyaladığımda  tektaşa bir kadiri-rifai-mevlevi Haybabamın dostu gelmiş...gittim. "soru sor "dediler..gülü sordum.. ve bir kaç gün evvel iki kaş aremde olan yalap yalap parlayan altın ışıklı gülümü anlattım.. dost, yardımcısına seslendi, getirdikleri kadiri gülünü teberrüken çocuğa verdi ve çocuğun sorduklarını anlattı.çocuk "bu gece bununla uyuyacağım, bakalım ne rüya göreceğim" dedi..dost,"yat bakalım ne göreceksin "derken evlerine davet etti ve çocuk "gelirim ama bir gülünüzü daha alırım" dedi..ve dost,"tamam ,sen gel.. bu defa rufai gülü alacaksın "diye gülerek cevap verdi..

Sevdiğim,o gece kadiri gülümle uyudum ve sabahı, bu defa müzeye çevrilmiş  aynı mekanda, senin o mekanın sahibi anlamınla oraya yatak kurmuş ve belki kırgın olan  beni-belki başka bir rüyada olsada sanki aynı gündü ve  siyah abanı yere serip üstüne beni oturtmuş  gördüm...yanındakilere gülerek :”O, BÜTÜN KUTUPLARI ÖPMEDEN BARIŞMAM DİYOR “diyordun..

**
biliyor musun Sevdiğim geçen aralık ayında en son masaldan hemen sonra akıllı üç odaklı göz merceği ameliyatı oldum ..son masalda sana sürekli gördüğüm o muhteşem renkler ve sürekli gözlerimden içeri giren alevleri yazdığım için olabilir ..o masaldan itibaren ne renk görebiliyorum ne gözlerimden giren ateş parçaları..bunları ameliyatıma bağlayıp, bilimsel zihin oyunlarım üzerine bayağı kurgularda yaptım tabii...nasıl ki, geçen sene tüm rüyalarımı meğer ben kendime zihin oyunları ile gördürüyormuşum ve kendimi yalanla kandırıyormuşum diyip ,tüm bu işlerden soğuyup çekilip- inancımı yitirdiğim o zamana döndüm..ve tabii anında her şey tak diye kapanıp kesildi..belki zihnimde benim inancıma göre açılıp kapanan bir kapı..bilemiyorum..

her neyse ..ben bu şeyleri yazdığımdan, bana olağanüstü şeyler görüp yaşayan pek çok kişide bir şekilde gelip ilimlerini aktarıyorlar Sevdiğim ..biliyorsun ki masallarda öyle şekilleniyor zaten..işte yakınımda yaşayan böyle enteresan biri daha hayatıma girdi..bana anlat –öğret dedim  ve  anlaştık..ama saatlerce uğraşsa da ve anlatsa da ve tüm ilmi ile mücadele etsede bende bir ışık-bir renk-bir dalga deseni ve bir astral kapısı dahi açamadı..su uyudu ben uyumadım yine -yani Sevdiğim her yanımı mühürlü  ve kapatılmış bulup çok fena kızdım.. ben artık büyüdüm yani, anlamıyor musunuz büyüdüm ?!! kararlarımı kendim verebilirim !! o yapamıyorsa ,onun kabiliyeti bende işleyemiyorsa ve başkaları bana nüfus edemiyorsa , SEN  ÖĞRETİP GÖSTER O ZAMAN ..SENİ SEVİYORUM…………

ve bu bloğa en son kaydettiğim tefekkürde SENİ GÖZ BEBEĞİMDEN BİLE KISKANIP KORUDUĞUMU yazdığım yazı akabinde bir sabah dehşetle şu hayali yaşadım Sevdiğim bak!!
İKİ DEVASA GÖZ BEBEĞİ GÖRÜYORUM.İKİ KARANLIK HALKA..içi kapkara dipsiz bir kuyu ve gözlerim aniden gözüküp bana benim gözlerimle  bakıyor ve sonra kendi derin karanlık göz kuyusuna düşüyor..oğlum Kutlu ya diyorum ki,"Kutlu gözlerim kayboldu gözlerim kaçtı, onları bulamıyorum, gözlerim nerede?"aniden yeniden gözlerim karanlık daire kuyularından muzipçe çıkıyorlar..
Sevdiğim
..korku ve dehşetle uyandım .. sonra yine uyudum .bu defa ismi FİKR ET olan bildiğimiz ,Seninde gece alemlerine akmaktan büyük zevk aldığın bir kişiyi ve içeriden gelen ikiz tuhaf ?!! adamını görüyorum.hoşlanmıyorum..ama aniden fikir et in içinde tuhaf göksel olaylar olup halden hale, renkten renge bulanıyor.onu eğlenerek izlerken, pir camimizin imamesi çiftçi hocam bana çok kızıyor ve ;”O’NUN İÇİNDE YILDIZ PATLADI ,O YÜZDEN ÖYLE “diyor..

uyanıyorum.. tablomun nefesler-rüzgarlar ilmi yani GÜLÜN -MÜHRÜN İÇİ bende böyle açılıyor zan ediyorum..bilemiyorum…Sen söyle ,korkayım mı ?!! yeni bir kutup doğuşu mu ,yoksa nasa yeni bir galaksi mi keşfetti yakında anlarız değil mi? ve resim okuma dersim yanında 3 saatlik bir mitoloji dersine katıldım..çok zevkli.hoca bir akademisyen ama sufi  gibi..mitolojiyi anlamak için, riyazüs salihin hadis kitabını içinde çok bilgi olduğundan daima okuyormuş :)..ve çok lezzetli bir yemek yer gibi büyük bir hazla tanrıları anlatıyor.. galiba  sonunda yerimi buldum ..
****
yasalar taş sütunlara yazılırdı eskiden.mahkeme meclisleri yasa sütunları -direkler arasında EL HAKİM lerin  KARA CÜBBELERİNİ İÇERİYE ...  ATMALARI İLE GERÇEKLEŞİRDİ ....

Sevdiğim..dün 20 mart 2019 Çarşamba günü: bugün hayatımda ilk defa bir mahkeme salonu ve hakim ve iki avukatı iş başında gördüm.. onları izlerken beynin iki lobu ve karar verme mekanizması arka beyincik hakim (onay mekanizması ) nasıl işliyor yani 3 üzleri -ÜÇLERİ -3 SÜTUNU anladım ...ve böylece kadimler kadimi hakimler kurulu ilmim madde de tahsile başladı.islam aleminin ve ülkemin neden bu derece kötü durumda olduğunu kendim şahit edilerek çözdüm..çünkü hakimler dosyaları okumuyor ve bilmediği şeyler için -zalimlerin yazdığı iftiralar yalanlarla dolu dosyalara bir göz dahi atmadan karar verip , nice masum hayat ile oynuyorlar.. durum  sadece iki beyin lobu olan iki avukattan hangisi daha atak ve bilgili ise ona göre değişiyor yani, adalete göre değil.. pekiii.. bu adamların neresi Müslüman ?!!! ve o yüzden islam alemi kan ağlıyor.. çünkü Allah, dünya işlerini din ile yönetmezmiş.ALLAH ,DÜNYA DÜZENİNDE İŞLERİ ADALETLE YÖNETİRMİŞ… bugün ülkem de ve müslümanların tüm idare ettiğini sandığı ülkelerde hakemlerin işlerini yapmadığı=emanetleri ehillerine vermediklerinden işlerde adalet ve hukuk olmadığı kayda geçirilmiş ve turuku aliyeye rapor edilmiştir..

Zaman en iyi mahkeme ve Yargıçtır..dava zaman aşımından düşmüştür ....

**SEVGİLİ HAKEMLER KURULUNA ve TÜM DİREKLERE ve YASA SÜTUNLARINA.. ÖĞRENMEM İÇİN SERGİLEDİĞİNİZ KURGUYA ve  SENARYOMA ..çok güzel bir eserdi .güzel yönettin ve beni hayretten hayrete düşürdün..sevgili orkestra şefim teşekkür ederim..ikinci kısım nisan ayı sonunda unutma!!

Sevdiğime not:eski bir mahkeme salonu hayalimi aniden hatırladım Sevdiğim..sen yüksek kürsideki tek hakimdin ve yargılama yapıyordun.ben beklerken sıkılıp kalkıp evime gitmek istedim ve Sen kürsüden minder üstüne oturtulan bana bakarak dedin ki:BEKLE ,SENİ EVE BEN GÖTÜRECEĞİM,GİTME!!!
masalın çocuğundan efendisine

nur cihan
21 mart ergenokon'dan çıkış  2019

8 Mart 2019 Cuma

SEXİZ -8 MART-TABİAT ANA yumurtasında DÖNÜŞÜM GÜNÜ masalı .

 SEXİZ -8 MART-TABİAT ANA  yumurtasında  DÖNÜŞÜM   GÜNÜ MASALI ..

"Kadın; bilmeyene nefs, bilene nefes'tir!" 
Şems-i Tebrizi
AKLI KÜL ile aklın kendisini bildiği hatunu  NEFSİ KÜL TEFEKKÜRİYESİ..bu konu ,hayatımın en değişik kadınlar günü sexiz mart -nefis sembolü  olan kediler günü yazısı oldu ...ben bile şimdi bitince çıkana hayret ettim Sevdiğim..lütfen kızma.. ben gibi hissedip düşün.. . demek ki ne kadın ,ne erkek bildiğimiz kadın erkek değil anladım..

ve GÜN AY DIN...bugün sexiz mart nisalar=kadınlar günü imiş..kendim de bu alem de kadın cinsinden sayıldığımdan, cinsimi araştırıp ,yapabildiğim kadar nisaiye de gen aile dizimine gittim ki, atalarımla yüzleşip korku düğümlerimizi çözüp,  bolluk,ferahlık,huzur,barış sekinesine ereyim..  .sabah sabah mitolojide zeus ve tuhaf ilişkilerinden doğmuş çocuklarını hz google de taradım.. zeka tanrıçası kızını başından doğuruken ,savaş tanrısı mars adlı oğlunu ise bacak baldırından doğurmuş..yani tanrılar her yanlarından eylem doğurabiliyorlar Sevdiğim.. biz bugün zeus un baş tacı olan kızı ATHENA -HİKMETİnden sual olunmaz HİKMETİNİ inceleyeceğiz.. kısaca, sorun tabii ki her şeyde olduğu gibi ilk neden olan ANNE DE BAŞLIYOR..ANNEYLE freudyen bir yüzleşme yaşayıp , anneyle o işi haletmeyene bu dünyada ve diğer alemlerde asla rahat yok..ve şimdi nisaiyede LEY bir terapiye giriyoruz :)..
Sevdiğime not: Sevdiğim bir sonraki masalda o ağacın altına gidip leylilerin karanlık latif  hallerinden dem vurabilir miyim lütfen ?!!
....
en baş atababa tanrı uranüs; bir şekilde çocuklarına karşı ki hele oğullarına karşı kaderi gereği daima iktidarını kaybedip, çocuklarının maskarası olacağından, asla  çocuk yapmak istemez  (*zaten batında hiç kimse üreyemez .üreme dünyada olduğundan ilk mit o kayıp organla başlar ki yol soyu ile döl soyları  baştan ayrışsın )... her ne kadar osiris üremeyi red etsede , kızkardeşi-ikizi olan hikmetlerle dolu NEFESİ -NEFSİ-CANI -O' NA HAYAT =YAŞAM ENERJİSİ Kİ -KUyu VEREN SEVGİLİSİ olan karısı İSİS'de her zaman çiftleşmek ister ki, kocası Osiris yani O SIR İSMİN,  ismi azamını bilip- çocukları ile iktidarı ele geçirebilsin ve ÖLÜMSÜZLÜK İKTİDARINI ALSIN.. ...

TABİAT YUMURTASI dişidir..anadır... tabiat  daima yaratmanın ; doğurup üremenin  ve böylece tek bir yumurtadan sayısız varlık üretmenin ,çokluğun-kesretin ve çok sesli-çok renkli olmanın bir yolunu bulmuştur  ..tabiat anada  sayısız türdeki nesillerin yaşamları varlık adedince  zaman zodyakları - devriyeler halinde yaratılmıştır.. herkes aslında kendi algısındaki zamanı yaşar..  ve tabiat anababa, kendisini bıktırtana dek sürekli biçimde şekillendirdiği kozmik yumurtası-incisinin içinden , daima yeni çocukları olan sperma insancıkların türlü şekillerde hayatı deneyimlemesine izin verir....çünkü O -KU nun tabiatı böyledir..hiç bir şey ve güç tabiatın gücüne karşı gelemez..doğa nın kanunu O 'NUN kanunudur....


tabiat adı üstünde; İNSAN TABİATINI SEMBOLLEYEN TÜM VARLIK-EŞYA NIN-HAYVANLARIN HUY ve KARAKTERLERİNİN EZ CÜMLE TOPLANIP-CEM ÜL CAMİ OLARAK BİR İNSAN DA TOPLANMASI ve MECLİSİ ŞUARA KONSEYİNİ KURMASIDIR..kadimler, bu tabiatın huy ve karakterlerini bir yıldız-burç adı -zamanla bir tanrı bir tanrıça hikayesi ile de kendi aile-kişisel yaşamlarına bir şekilde bağlamışlardır..hakikatte ise TANRISAL ESMALARIN İNSANIN GENLERİNİ NASIL YAZDIĞINI BİZE bu mitlerle aktarmışlardır.. bu hikayelerin aslı hakikate dayanmasaydı, böylece  binlerce sene dipdiri kalamazlardı..




tabii ki bu ancak, 3'üzler  yani AY ın 3 hali olan ,HİLAL(bakire), ŞİŞKİN AY (hamile )ve ayın yine KENDİSİNİ KENDİNDEN YENİ HİLAL AY olarak doğurması ile devam eder..BAKİRE AY ARTEMİS -BASTED dir.. DOLUNAY ise İSİS dir..anne odur..ama kozmik suların sahibi ,herşeyin anası olan NUN-NUR -NUT dur..o NUN ADLI MÜREKKEB HOKKASIDIR .. YAZAN YAZILAN O DUR.. ve  yaşlı acuze kötümcül AY'ın son inişe geçmiş hilali ise  kötümcülLİT - HEKATE-AL KARISI  dır.. aslında hepsi doğurgan bir kadının tabiatının=HORMONLARININ  tekamülüdür..ve mitolojide hekate ile köpekleri 3 yol ağzında -tam ortada dururlar unutmamak lazımdır..

☯️⭕️🔷🔟🔐🧲🎯

ve tüm yaratıklar erkek olsun kadın olsun hepsi DİŞİ yani N-İSA dır..çünkü her şey her an doğum halindedir..anne olmayan-baba olmayan varlık yoktur..memeli tür olan erkekler ve kadınlar yani insanlar içten yumurtalıdır.erkeğin  2 yumurtası varken ,kadının genelde 1yumurtası vardır.. erkeğin bu iki yumurtasında sayısız sperma insancık su damlası süt-milkway varken, kadında ki tek ferdi yumurta daha özeldir..çünkü kadının yumurtası o su damlasından bir suret -bir heykel kalıp inşa edecek kabiliyettedir..o yüzden erkek İNCİR ile kesret aleminin ,kadınsa ZEYTİN ile ehadiyet  aleminin sembolüdür.. 
sadece insan suretli çocuk doğurmakla ana baba olunmaz.. sonsuz şekilde İDEALAR-HAYALLERİ MADDEYE DÖKEREK FİİLİ YARATIMLA doğurmak vardır..asıl meseleyse,  doğurduklarını sağlıklı şekilde büyütmek ve bu mahsüllerinden ürünleri  devşirebilmektir..faydalı ilim evladı vardır, faydasız hayırsız ilim evladı vardır...ömrü zayi etmek vardır..yetiştirdikleri elinde eziyet çekmek ve safa sürmekte vardır..

ve erkek-BAba adlı  ilk ANnedir...  BAba spermleri ilk üreten  olarak,  kız ve erkek çocuklarına ilk taşıyıcı hamildir..bir süre sonra bu ,O AĞACIN ALTINDAKİ BEYAZ  SÜT MAYİ NEHRİNDEN BİR MİKTARINI bir  kadına yükler ve bu defa onu emanete hamil-taşıyıcı kılar....ve kadın ise rahminde bu su -beyaz süt damlasına  mensubu olduğu VENÜS-İŞTAR -ZÜHRE YILDIZI   gereği bir suret verir.. ZİRA KADIN, bir bakıma  YARATIMDA YERYÜZÜNDE HALİK ESMASINI TAŞIR ve   DÜNYADA ALLAH ADINA İNSAN YARATIR ..

hamile kadın ay  ,nefsin temsilcici olduğundan bir damla MİLKWAY den alınmış KUT- RUH a  (madde de sperm=MENİ =BEN )bir nüfus kaydı düşülebilmesi için ona suret verir.. onu eti ile kanı ile ve sonunda sütü ve emeği ile besler ...O BİR DAMLA SUYU bu defa ortaya adeta buda insan diye çıkartır ...yani BAKARA SURESİ BOŞUNA DEĞİLDİR..ana baba hizmetkar -kul sığırları ,ademle havva ile cennetten bir kara saban ve buğday ile,  bu  İŞ-EMEK-EKMEK=ÖZGÜRLÜK İÇİN birlikte GELMİŞLERDİR..

sabilikte VENÜS mabedi kare içinde üçgenmiş...ve  madde imgesi karedir..mana ise üçgen..işte bu 7 li sistemle insan suret alır..

3 GEN -3 üzlerin evliliği..bir asaya sarılı iki yılanla ,asanın kendisini temsil eden asli yeşil yılanın evliliğidir bu.. erkek daima 2 eşlidir..kadınsa hayali kadar..

ve AY MABEDİ SEXİZ -8 GEN dir..  8 dönüşümdür.. 4 unsurun ,antileri olan diğer 4 unsurla evliliğidir... 8 gen daireye en yakın olan şekil olduğundan , daire bu mabedde tamamlanır..

AY güneş in eşi ve AKLI -nefsi kül sembolü kabul edilir.. yani güneş aklı külken ,ay onu dünya çocuklarına hikmet ve bilgelik olarak yansıtan bir aracı- dengeleyici-indirgeç bir  AY AYNASI antendir ki ,bu kurum yeryüzünde daima ANNE ile sembolenir..  çocukları ve aileleri  ve etrafı ile ilişkilerinde erkeğin yegane BAĞLANMA KABLOSUNUN  KADININ OLMASI HEP BU YÜZDENDİR.. çünkü her çocuk  annesine görünmez bir göbek kordonu ile hala bağlıdır (* hakikatte ise herkes sağ ayak baş parmağından ruhuna bir iple bağlıdır.. .herkesin ipi kabiliyeti kadar kendi zaman çıkrığında dürülüdür)..
 kadının hormonları ve yumurtasının doğurganlığı -kanaması ay gibidir.. 27-28 esmalı ay günü periyodu manende takvimsel  devam eder.. 30 gün bir anka simurg kuşu demektir.. ve bir ay devriyesi sonunda  ay kuşu yeniden küllerinden doğarak güneşe uçabilir ve ilk hali gibi yine güneş olur ....

mitolojilerde KOVA BURCU nun sahibi ilk baba gezegen URANÜS (satürn) dür..o zalimdir ve üremeyi yani maddeleşmeyi red etmektedir.. mısır da o  PTAH ken(oğlak-teke burcu ) , aynı kaderin bir alt versiyonuyla yavaş yavaş aşağıya inmeye karar vermiş ve  sonra esmasını çoğaltıp yeni bir isim alarak OSİRİS adıyle  KENDİNİ BİLMEK- VAHDETİ VÜCUD ÖĞRETİSİ OKULU KURMUŞTUR.. ..onun 14 parçaya ayrılan vücudunun ,üremeyi temsil eden organı nil nehrine düşmüştür.. ve  o organ nil balıkı ohannes tarafından yenmiştir ki, bu babayı bulan balıklar, o ağacın altındaki mani -meni-beni denizinde içindeyken bu anıyı yaşarlar ve   bugünde, zihin rüya kodlarında dervişleri vakti gelince -mutmainne makamında, KALBİNDE OSIRİSİN O SIR İSMİNİ SÖYLEYEREK ,KALP ÇOCUĞUnu  selamlar..

ohannes nil balıkı zamanla okyanus adını almış ve okyanusun köpüklerinden= ZANLARDAN -menisinden  BOĞA  burcu simgesi olan VENÜS yıldızı temsili olan AFRODİT adlı AŞK TANRIÇASI -KURAL TANIMAZ TABİAT olan  DİŞİ YARATIK ZUHUR ETMİŞTİR..kendisi bir deniz SEDEFİNİN İÇİNDEN BİR BEYAZ İNCİDEN ÇIKAR... YILDIZI VENÜS tür..yani suretlerin yaratıldığı-her varlığın suret aldığı ve diğer gezegenlerin tam aksine dönen tek yıldız olan venüs-iştar  ki, namı diğer adları sabah yıldızı -çoban yıldızı-güneşin ikizi vs dir.. .......günü cuma ve rengi yeşildir.. geometrisi kare içinde üçgen yani 7 lerdir....7 kandilli süreyya-7 kızkardeş in 7 harami erkek kardeşle evlenmesi gibi...her şey bu 7 lerin arasında olup bitermiş ya ,ondan..

uranüs ve oğlu satürn =kronos yani zaman adlı babalar çocuklarını daima yiyerek öldürürler.. FENAFİLLAH ..fakat kızkardeş eşleri olan GAYA -TABİAT ise buna dur der ve oğlu zeusu ,babası  satürn-kronos'dan tam yemek üzere iken kurtarır.. zeus  hayatını annesine borçlu olsa da, bunun intikamını hep freudyen biçimde almak ister ..yani PERDE ARDINDA aynanın SIRRI KARANLIK MAHREM YERİNDE BİR NİSA NIN bir LEYLA -LEYLİN OLMASI ONU HEP HUZURSUZ EDER..ve çocuk babanın sırrıdır çözülemez muamması devam eder..çünkü o çocuk dünyada baba adını alsada, gömülürken cenaze namazında ana adı ile gömülür..yani zahir de babaya aitken, batında herkes anaya aittir ki "RAHİYM ESMASI MAĞFİRET EDEBİLSİN"...

mısır, piramit -rahmanın-kapsayıp koruyan çadır sembolü önünde yatan kapı bekçisi sfenks aslında ra nın gözünden bakan kızı ve eşi ve annesidir.. sana gözümün bebeği gibi baktım ,SENİ GÖZÜMDEN BİLE SAKINIP, KISKANDIM - SENİ GÖZÜM GİBİ KORUDUM var ya hani!!işte o mana .. :-) 

GÜNEŞ (RUH) ,
AY (NEFS)  ve DÜNYA (MADDE BEDENİ )  adlı üçüzlerdir....
bir göz ancak bu üçlü  GÖREN, GÖRÜNEN ve YANSITAN ile görebilir.. gözün ferine ,kutsal ateş olan göz nuru yani kut denir.. eski türklerde kasede içinde sunulan ve için aleme alemdar olmak anlamı  KUT-RUH  budur... mısır da ra nın göz yağından ilk kandil uyanmıştır ki, bunun adı da kut-ruh dur..yani bizde de anadolu da gözünün yağını yiyeyim vardır ya hani.işte kut soyut öz ateş,ruhsal ateş enerjisidir..mısır da mesela bunun resmini dahi yapmışlar..adı TAHTAKİ UÇAN GÖZDÜR.. sümer ölüler kitabında da ölü diriltmede bu uçan göz ve kut ile VENÜS yani İŞTAR ın  ölüsünü yeniden diriltme-kemiklerini toplayıp etlendirmek  ilmi dahi tüm detayları ile  vardır....


ve biz gelelim yine baba  zeus'a..yani büyük mavi talih ve sembolü ÜÇGEN olan JÜPİTER e...  zeus, annesi sayesinde babasının midesine gitmekten kurtulup, diğer kardeşlerini de baba midesinden babasını KUSTURTARAK nasıl boşaltıp çıkarttı ise , kendiside fenafillah makamlarını yaşamaktan, yani ETİMİ YE KANIMI İÇ!! ETİN ETİMDİR KANIN KANIMDIR- LAHMİKE LAHMİ DEMMİKE DEMMİ anlamından asla kurtulamamıştır..devriyelerde o da kusarsa rahatlar ve O DEVGEN YILAN SOYU korkularından ,korkusunu kusarak boşalır ki ÖDÜ PATLAMASIN , değil mi Sevdiğim?!..

ve .. zeus un  aşık olup evlendiği İLK KARISI  HİKMETin sembolü olan METİS i hamileyken yediğini biliyor muydunuz..bilmiyorduk değil mi Sevdiğim?!!

baş tanrı zeus , akıl -bilgelik-hikmetlerin sembolü metisle evlendiğinde ,metis hamile kalır..yine zeus un annesi GAYA=YERKÜRE=TABİAT  devreye girip , bu doğacak çocuğun oğlu baş tanrıdan daha akıllı ve yetkin olacağını haber vermesi ile oğul zeus ,annesi gaya nın kurgusunu yaşamaya başlar ve hemen hamile karısı hikmeti yani nefesler ilmi METİS i  yutar (nefes mi buğday mı istersin ? :) ....ama vakti saat gelince zeus baş ağrısından duramaz..o zaman ne yapar zeus?!.. yeraltında -zamanın efendisi demir kazık - kutup yıldızı olan demirci yi çağırıp, başını balta-kılıç ile yardırtarak ,başının tepe çakrası içinden ;KOÇ BURCUNUN sembolü olan ATHENA yı doğurur..yani  bir elinde ADALETİN TERAZİSİ, diğer elinde ADALETİN KILICINI TUTAN  akıl ,zeka ve bilgelik tacı sembolü kızı athenayı.. athenanın ayrıca ATEŞ ARABASI vardır ve tüm sanatlarda mahirdir.. zeus, KIZINI ALTIN BİR GÜNEŞ  SEFİNESİ gibi merkaba-merhaba diyerek aklından   DOĞURUR.. ve böylece HİKMETİ KENDİ AKLINDAN DOĞURURAK tekamülünü tamamlar .. artık o da ALTIN CEVİZ anlamlı ZEUS makamına gelir..çünkü mavi üçgen aslında altın bir üçgendir..
KA yı selamlama

(*mesela amerika özgürlük heykelinin başındaki o güneş ışığı tacı kadimden-isis den alınmadır.. taç çakrası aydınlanmış ve hakiki taçı takmış tanrısal kimliği HİKMETİ-SOPHİA yı semboller..bunlar zamanla akıllarından BOYNUZ-HORN -GÜNEŞ UÇ LARI ÇIKARTMIŞ OLARAK TASVİR EDİLMİŞLERDİR ve boynuzlu taç takmakla zülkarneynlik sahibi olacaklarına inanmışlardır.. ..aslı güneş açı evleridir..)


bir tanrı bile olsan tekamülün bitmez.. sana yaratılıştan verilen erdemleri bilgelikle -hikmetle -dişi enerji denen TABİATIN YARATICI KESRETLİĞİNİ KENDİNDE CEM ETMEĞE MECBUR ve  MAHKUMSUN Kİ ,BAŞARASIN..

şu halde zeus başta annesi GAYA =TABİAT=DÜNYA ile hayatta kalmayı başarır..ve  zeus ilk karısı HİKMET=SOPHİA = BİLGELİK -ERDEM =nezaket ile tekamül ederek incelir, zorbalıklarını kontrol etmeyi öğrenir.. ..
ve zeus  ,altın ceviz -samedi akıl olana dek ,3 defa doğar...birinde babasından anasına doğar..diğerinde anasından dünyaya doğar...diğerinde hamile karısı metisi yediği için de ,karısını yeniden ebedi bakire-BAŞAK BURCU =HİKMET =NEFES=BUĞDAY =EKMEK  olarak kendisinden doğurur..ama bu defa kendi aklından  ve 3 üzleri tamamlar.. ..

ASIL YILAN-GEN  KİM İLMİ...

YAY BURCU olan JÜPİTER 'in sembolü mezopotam da zeus un üst versiyonu MARDUK tur..o  marduk ki, kozmik evreni anlatan  LATİF  vücudunun  içinde, evrenin saat dişlileri gibi çarkı felek kutup sistemleri   -galaksileri işlerken  ve altına sal olarak aldığı boynuzlu yılan nefsi tiamatla çizilmiştir.. kimsenin yenemediği tiamat aslında  mardukun kendi TABİATININ NEFSİ dir.. ve birlikte yaptıkları " tatlı su ve tuzlu su savaşında marduk , tiamatı YENMİŞ "ve kozmik yaratım sularında  o nefs canavarını YARATICI ve taşıyıcı GENİ olarak  kendisine taşıyıcı bir araç - SAL yapmıştır..böylece  RA nın  KAYIĞI  daima yol alabilmiştir.. çünkü yol da bu SAL KAYIĞI -genOMdur.. bugün adı DNA =DÜNYA dır.. SALI salli salii ... ve hala insan, tüm alemleri bu genetik yılan kayığı ile ÖLÜLER YOLCULUKLARINDA SEYAHAT EDEREK DEVAM ETTİRMEKTEDİR....

tüm bu mitler hep mısır da göksel YENGEÇ BURCU =göksel anne NUT-NUN dan gelir..mısır  da nut-nun anne aslında her gece güneş olan kocası -oğlu RA yı yutar ve geceleri ondan gizli görüştüğü yalancı kazip sabah ışığı SAT ve sabahı müjdeleyen mavi şafak ışığı ANUBİSLE  yani TERAZİ BURCU temsili olan İKİZLER burcuyla BİRLEŞİR..işte geceler leyladır ..mahremdir ..sabaha neleri nereden doğuracağı belli olmaz..SU UYUR ,TİAMAT ADLI SUYUN SEZGİSİ NEFS ASLA UYUMAZ ...

nur cihan..
8 mart kadınlar günü tefekkürü
nuralem7@hotmail .com
günlük tefekkürler içinse

https://www.facebook.com/nur.cihan.963





2 Mart 2019 Cumartesi

GÜN AH KEÇİSİ SEMBOL masalı

GÜN AH! KEÇİSİ SEMBOL masalı TEFEKKÜRÜ..
zihin US ile kalp KU ilmi tefekküründe günah keçisine gidiş :  YUsuf'un atıldığı kuyuda rüya tabiri ilmini öğrenmesi..kadim zamanlarda astrologlar yıldız gözlemi için göğe bakmaz ,taa BABAİL devrinden beri geceleri su kuyularına  bakarlardı.... yıldızlar -esmalar -sıfatlar -astrolojik kader tanrıları kişilere hulle-esma elbisesini -kader yazılımı o kuyularda YUSUF 'UN GÖMLEĞİ-OLMUŞ GÖNLÜ olarak giydirirdi...

ZİHİNLER daima EĞİTİLİP KODLANIP, KONTROL EDİLİP YÖNETİLEBİLİR.. insiyasyon ve irşad bu ilmin çözünürlülüğüdür...sürü başı olan mürşidse ,tabiilerine kullanacağı kendi ÖLÜLER YOLCULUĞU -KAPILAR KİTABI metodunun, zihnin labirentli yollarının işaret-bel-bal -put taşı kılavuzudur.. zamanın başından beri kitlelerin veya bireylerin zihni kurgulanmış ve zihinlerle oynanmış ,hatta toplu illüzyon rüya gösterilmiştir ki, bugünde aynı şekilde devam eder..RÜYA DAN UYANMAK ve rüya gördürtüp - RÜYAYI KONTROL ETMEK HERKESE NASİP OLMAZ...

ZİHİNLERDE DAİMA FABRİKA AYARLARINA DÖNÜLEBİLİR.. İSTENEN RÜYALAR GÖRDÜRÜLÜP HAYATIN KURGUSU İLE OYNANABİLİR..ama kalp çok başkadır..KALP (*ku ) KİMİ SEVECEĞİNE AŞKA KENDİSİ KARAR VERİR..kalp -aşk asla zihni -aklı dinlemez..AKIL AŞK A O YÜZDEN HEP YENİK DÜŞER.. aşk çok yaşanan ve sürekli fabrika ayarlarına dönülen bir şey değildir..hiç bir şey aşkı kontrol edip yönetemez.. o yüzden mecnunluk yani delilikle eştir..akıl aşkla özgürleşir ve tüm kapılar akılsızken ancak AŞKA AÇILIR..

sen, rüyanı kendin yönetebilir misin ,yoksa rüyanı başkası yönetsin diye başkasına mı yordurtur ve yönetirirsin? ..kendi düşlerinin iplerini eline alıp ,kendi filminde başrol oynaman gerektiğini değil: ..  "ZAT'en ,KENDİ FİLMİNDEKİ TÜM ROLLERİ SADECE SENİN OYNADIĞINI HAYAL ET !!.."



kendime not: tefekkürde dün şu idrake geldim..bugün de umuma açılan zihin kodlama ve yapay zeka esasında geleneksel kendini bilmek -dini yapıların EN KADİM TEK METODUDUR...bunun ilk kaydı bizde hz Yusuf'un rüyasını babasına anlatması ile tanıtılmıştır..tasavvufta belli idrakle açılan zihin imgeleri rüyaları için "RÜYANI BABANA BİLE ANLATMA" denir ya hani..işte hz Yusuf bir nebi olan babasına -anasına "O YÜKSEK HABERCİ" rüyasını anlatır...bu ilmi bilen babası ona "RÜYANI KARDEŞLERİNE ANLATMA !" dese de artık  hz Yusuf'un  ilk işi rüyasını kardeşlerine anlatmak olmuştur....tabii ki insan ruhu sembollerin güçlü gelecek bilgisini sezerler ve kardeşleri Yusuf'u kıskanıp, onu yok etmek ister ve küçük kardeş olan Yusuf u beraberlerin de çöle geziye götürmek için babalarından izin istemeye giderler....
bu defa babaları onlara : YUSUF SURESİ : 13 - Babaları dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz." dedi..

ve YUsuf 'u alıp çöle giden kardeşler ,gömleğini çıkartıp Yusuf 'u ÇÖLDE BİR KU-YU YA ATIP, gömleğini bir hayvanın kanına bulayıp ,ağlayarak babalarına gidip :"KARDEŞİMİZ YUSUF U BİR KURT KAPTI ve YEDİ " dediler..dolayısı babalarının talebini emir bilip, yerine getirip, onu istediği insiyasyonuna girebilmesi için kendi kuyusuna atıp , YUSUF 'un  mirasını TALEBİ ÜZERİNE ONU ÜZERLER  ve  geleceğin zamanının efendisi olması için seyrü sülüke -ÇİLEYE SOKARLAR.. ve arz talep sistemi devam eder..

(**ve yeni dünya düzeninde bir kurgu -bir yeni dünya devriyesi işte böyle başladı..israiloğulları mısır a göç etti ve israiliyat firavunların ilmiyle birleşti..bugünde dünyayı bu rüya ile yönetiyorlar..) 
**
 ...insan her an algısı değişen bir varlık.ışığın elleri-İLleri üçgen açısına göre görüntüsü ve algısı ve tavrı da değişen bir varlık üstelik..
herkes hakikatte sadece kendisini sevebilir ve sadece kendisini okuyup, kendisini tahsil edebilir..başkalarından ise esinleniriz.. ego-benlik-nefs denen şey de zaten bunun içindir..insan da BEN dediği gibi, BENİM demek haSSaS ı da vardır..ben büyüküm ,ilk ben geldim,ilk ben gördüm,ilk ben ,ilk ben-ben -ben ..kim o ben ?meni ben menii!!  ..

 İLKLER HEP BENİM HAKKIM vs vs der insan.... o yüzden de mana ilimlerinde ele alınan tek şey; bu azgın ve her şey benim diyen insan nefsinin terbiyesi olması ve nefsin ıslahının mümkünlüğü veya ıslahının na mümkün olması konusu üstüne tüm öğreti metodlarının  BİNA -ASAR EDİLMESİDİR..
yaşarken bir insana, yani ışığın içinde benliğinin hakikatini göstermek ve seviyesini anlatmak çok zordur..çünkü dünyada şekle düşkün herkes ışığı ve renkleri-biçimleri kullanarak kendi dışsallığını süsleyip, kendisini her beğeniye göre sergilemeyi az çok bilir... bu ışık-renk-görsellik- fotografik gözükmek ilmini kullanır ve ışıkla herkesi hatta kendisini dahi aldatıp kandırıp ŞEY TAN =IŞIKLA ORTAYA VAR mış gibi  AÇIĞA ÇIKTIĞINI ZAN EDİP :" BEN SENDEN DAHA ÜSTÜNÜM" ÖZ ÇEKİM -SELFİSİNİ YAPIP ORTAYA SÜREBİLİR ..
oysaki irşadın ve insiyasyonların olmazsa olmazı olan ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEK metodlarında şu vardır..kişi yaşarken kadim ölüler kitapları yolculuğunu yapar ve ruhsallık alemi ile maddiyatının -eşyasının hakikati HİÇLİĞİ İLE YÜZLEŞİR..burada temaşa ettiği şey BİR ZERRENİN DİĞER BİR ZERREDEN ASLA BİR ZERRE FARKI ve BİR ZERRE ÜSTÜNLÜĞÜ-BÜYÜKLÜĞÜ =küçüklüğü dahi OLMADIĞIDIR..dolayısı ile ayrılık gayrılık ve benliğin bile henüz yaratılmadığı bir yerin varlığını öğrenip yaşayan insanla, bunu sadece kulaktan duyup ,okuyan ,havalı sözler olarak sayfasından paylaşan insan hiç bir olmaz..

ne yazık ki bu halleri yaşayanlar ; bu dünyadaki her kötülüğü,her kibirli pis egoyu ,her incitilmeyi ve eza ile cefayı da bilerek çekerler... ama buna mecbur edildikleri için yani SÖZ VERDİKLERİ ,"DİĞERLERİNİN AHENKLERİ-OYUN ZEVKLERİ BOZULMASIN diye de  "OYUNUN KURALI GEREĞİ ÇEKTİKLERİNİ İSE KİMSEYE de SÖYLEYEMEZLER..bu kişiler için aslında tüm dinler- öğretiler artık bitmiştir..çünkü dinlerin bozulmamış saf hali ile bu istikametteki doğru yol  öğretileri ve ibadetlerin hepsi AMACA EN KESTİRMEDEN  GÖTÜREN  EN DOĞRU ARAÇLARDIR...ARAÇLAR AMACA VARMAK İÇİN İCAD EDİLMİŞLERDİR..MAKSAT HASIL OLDUYSA HALA ARAÇLARA TAKILI KALMAK NEDEN OLSUN Kİ?

 zaten tek amaç menzile ulaşmak değil miydi? eeee ..geri mi dönmek istiyorsun?..tamam.. bin araçlara ,yine aşağıya in çık -sürekli git gel..istersen başkalarında bu araçlarda rehberlik -mürşidlik ederek yolu tanıt-işaretleri tuzakları göster ve yarenlik et.ister tek başına alemlerde tenha tenha gez...ve kimseye özel zevkinden bile zerre bahsetme ve gizli hazinene kimseyi sokma ...sâfân olsun...  eee.. buda senin zevkin...kim karışabilir ki artık sana...

ve iyi kötü-pis temiz-güzel çirkin ne kadar zıtlık varsa aslında atom altında yanarak erimiş ve noktaların durduğu ayanı sabite de sabitlenip kalmıştır..  orada zaman yoktur ..tutunacak dal -alem -boyutlar da bitmiştir.. ama hala madde de öldü gözükme kaydı düşmediğinden, yaşayan ölülerin arasında diğer ölülerin dirilmesini beklemek zorunda bırakılmıştır...."ŞAHİTLER (şehitler ) DİRİDİR VE ALLAH ONLARI SİZİN BİLMEDİĞİNİZ ŞEKİLDE RIZIKLANDIRIR" ayeti gereği...

bu algıyı bir defa ,bir an da yaşayan kişi ile hiç yaşamayan ve görmeyen kişiler asla bir değildir, olamaz da zaten..ama bu kişiler artık Arabi hocanın anlattığı ,diğer tarafta Musa ile Firavunu kolkola gördüm idrakine getirilmiştir..ve bu zavallı kişilerin, OYUNDAKİ satranç taşlarının oyun işi bitince aynı sandığa sokulduklarını ve bunu yapanın da KUklacı olduğunu görüp öğrendiğini ve artık her zuhura karşı çaresiz olup, SEYRE GEÇİRİLİP yeni alemlerinin düzenine göre davranması gerektiğini kanırta kanırta -diğerlerinin elinde eziyet ettirile ettirile yaşadıklarını kimse bilip umursamaz.. KUrban  SENDROMU !!
ve bunlar  görüp -öğrendiklerine mukabil ceza ve ihsan olarak  SUS ve SEYR ET hediyesi emri alırlar.. ..yani artık HER AN BİR NEŞ' E DE- BİR ŞEN DE OLANIN ŞAHİTLERİDİRLER..tabii asıl zevk sahibini asla görüp bilemezler ..hatta tıfli çocuk evliya namlı Mısri hz demiş ki: CEFAYI BEN ÇEKİYORUM SEFAYI SEN SÜRÜYORSUN ".
.....bu kişiler artık yapabildikleri kadar başlarına ne gelirse hep kendi aynalarından, kendi düşüncelerinin-fiillerinin kendilerine yansıdığını ve başkalarının zalimliklerinin dahi kendilerinin nefsi terbiyeleri için olduğunu düşünmeye ve öyle bir disipline hayat sürmeye başlar..onların bu hali etraflarında onları anlayamayanları daha bir azdırtarak ona daha sert saldırı yapmalarına genelde yol açar...bu sefer de etrafındakiler , o zavallı hakikat yolcusunun sahip olduğu herşeyi gasb etmeye kalkacak hale kadar  işi büyütür veya büyütmekte isterler..
tabii bu zulüm de bir yere dektir ve derviş hep "BU KABAĞIN SAHİBİ VAR ,BU KABAĞIN SAHİBİ VAR,BU KABAĞIN SAHİBİ VAR ,YETİŞ YA SAHİBÜZZAMAN NERDESİN?" esmasını çekmeye yani  ALEME NÜFUS EDİP, BU DEFA YETKİSİNİ KULLANMAYA BAŞLAR.. eee gerisini bilemiyoruz tabiii..KABAĞIN SAHİBİ DÜŞÜNSÜN!!
her zaman her ailenin, her kurumun ,her toplumun günah keçisi seçilmiş kişileri vardır..bizim her birimizin başımıza gelen olaylar için seçtiğimiz günah keçilerimiz eminim şimdi gözlerinizin önüne gelmiştir değil mi? düşün ?!! günah keçin olarak neden bir defa bile KENDİNİ KURB'AN SUNAMADIĞINI DÜŞÜN ?!! daha evvel kurban seçilip alınanlar üstünden bir şeyler öğrenmek ve onları tepe tepe sömürüp : ETİNİ YEYİP, SÜTÜNÜ İÇİP,DERİSİNİ POST YAPIP KULLANDIKTAN SONRA KEMİKLERİNİ KÖPEKLERE ATMAK DA NE ?!!



Mısır da yaratıcı  tasarımcı sanatçı -EL BEDİİ esması sembolü olan  PTAH-türklerde tekerlek-değirmenci tanrı dingiri KEMİKLERİ -ASAYI- BELOK u olan ASAR I ve OĞLAK-KEÇİ(teke ) BURCUNU  semboller..yani o bir eşyanın bedenlenmesi için ilk kurulan TEMEL-iskelettir.. O,  disiplinin efendisi olan ZAMAN ve ZAMANIN BABASI lakaplı SATÜRN dür.. o cemadat -cevher -öz kısımdır..kişinin madenin de ne varsa,  ASAR'I ASAsını kendi sabır taşına vurunca  KUyundan  çıkacak ancak  onun ilimdir...taşıma suyla değirmen dönmez..illa kendi kuyuna salınan iple sen kendi suyundan su içmeyi öğreneceksin..günah keçilerinin ödediği bedelle  yani taşıma suyla daha ne kadar yol gidebilir ve hayat boyunca bunun safasını sürdüğünü zan edebilirsin ...


oğlak -keçi burcu ilk bedii esması sahibi çömlekçi -çarkçı başı tanrı ptahla şekillenmiş..o,  ahirete ait olan  ölü bir tanrıdır...o yüzden de rengi yeşil mavi yani turkuaz olup tek bacaktır..... o, belkemiği -asa dır ..kemikleri diriltendir.. türkçe de TEKE kelimesi de KEÇİ demektir  ..teke ,takke ile TEKKE kelime bağlarını ise bilmiyorum ama, ilk tekkelerin giriş kapılarında devasa BOYUNUZLARI ASMAK GELENEĞİNİN bugüne dahi kaldığını biliyorum..yahudilerin namaza çağrı sesleri keçi boynuzu üflemekle olur ama tanrı ADONAY için ezanlarıda vardır....ayrıca mürşidlerin  mana vazifelerinin de GÜNAH KEÇİLERİ ROLLERİNİ taaa ezelden yaptıkları anlaşma ile AŞKIN AŞKIN HATIRI İÇİN O SEVGİLİ MUTLU OLSUN -O SEFA SÜRSÜN DİYE günah tekeleri -günah tekkelerinin bu rolü üstlendiklerini, taaa  Hallac'ın tavaSİN eseri ile, bazen İDRİSİ olarak ve gerektiğinde İBLİSİ olarak  anlayabiliyoruz..
**Sevdğim lütfen kızma ,yalan söyleyemem bununla yüzleşmeye aile dizimimizde mahkumuz biliyorsun ve Seni tüm bunlara rağmen bir kurban psikolojisi ile tabii ki hala aynı şekilde seviyorum ....


NOT: GÜNAH KEÇİSİ İÇİN ASLINDA ÇOK FARKLI BİR YORUM YAZACAKTIM AMA SABAH SABAH BU ÇIKTI .BUNDA DA BİR HAYIR VARDIR ..bu arada ben kendi günah keçimi kızıl gözlü kara bir koç olarak mahallenin ve benim kasabım olan babamın ellerinde deneyimlemiştim ..hayatımın en korkunç hayali idi ve dostumuz Latif amcanın emri ile bu hayal için bir kurban parası rüya sadakası vermiştim .. Latif amca bana ÖLÜMÜN KARA BİR KOÇ ŞEKLİNDE SEMBOLLENDİĞİNİ ve KURBAN EDİLİŞİNİ (* hz Yahya tarafından ) ANLATMIŞTI.. fakat yıllar yıllar sonra ypk yayınlarından çıkan Avrasya Şamanları kitabını okurken ve tüm tarihteki ölüler yolculuklarında  etleri parçalayıp  ayıranları-KEMİKLERİ KIRANLARI ve KEMİKLERİ DİZİP TOPLAYANLARIN ilimlerini AĞLAYA ZIRLAYA OKURKEN, bugün pek çok şeyi artık KENDİMİN DE KESİP PARÇALAYIP , SONRA İSTEDİĞİM ZAMAN ve MEKANDA İSTEDİĞİM ŞEKİLDE ve anlam da BİRLEŞTİRİP TOPARLADIĞIMI nihayet anladım.. dolayısı ile yaşayıp bitireli uzun yıllar geçmiş bir şeyi dahi anlamak için ,belli bir vakit- saat -an ve bir olay meydana gelmesi lazım ...yani senin yeniden kırılıp incitilerek öldürülmen lazım ki, artık sen kendini kemiklerinden toplayıp yeniden kendini diriltebildiğini ve ölümsüz olduğunu kendin tahsil edip anla ve yazabileceğin en güzel günah keçisi yorumu sen kendine kendin yaz... yani işini bilerek yaşayarak ,deneyimin henüz taze iken yap......
** sadece efendime not : Sevdiğim,Sence ben bir sada ile kırılıp bin pare edilmiş camdan can kalbimi de tekrar ilk verildiği o ilk cevher haline getirebilir miyim ,söyle 
amin

**
KİM İÇİN BU YERLER BU GÖKLER 
BİZ GÖRÜŞ ÇEMBERİYİZ AKIL GÖZÜ 
EVREN BİR YÜZÜK GİBİYSE ÇEPECEVRE 
İNSAN TAŞINDA BİR NAKIŞ BU YÜZÜĞÜN 

ömer hayyam 
**

HAYYAMLA AYNI RÜYAYI GÖRMEK *hayyam a !

bu masalın yazarıda ihtiyar HAYÂLİ olan kuklacıyı gördü.
tabiiki dairevi dönen sahneyi de..
yanık kuklaların yerine 
yenilerin aynısını çıkarttığı kuklalar sandığını da ..
ah ah sahne dönüyor gerçekten ..
ip kuklalarının asılı olduğu anahtarlık ?!
ne garip his.
aynı rüyayı gördük binlerce senedir hepimiz
nur cihan
nuralem7@hotmail.com
2 . 3.  2019

*günlük tekamül tefekkürlerimizi takip etmek isterseniz bekleriz efendim :)
https://www.facebook.com/nur.cihan.963





9 Şubat 2019 Cumartesi

BEN BEN TAŞINA -devam eden 1-birlere İTHAFtır ve bu gelen yeni 1 .....


BEN BEN TAŞINA -devam eden 1-birlere İTHAFtır ve bu gelen yeni 1 ..... 

ben ben taşı ve üçüzler III sütuna manşet 

bana beni anlatmak isteyen varsa dinlerim 
bana beni göstermek isteyen varsa görürüm
bana beni buldurmak istersen ben de seni bulurum 
bulduğum benim hazinemdir hazinem olan seni senden alırım
benim olan ben yaparım


nur cihan
9 şubat 2019 

21 Ocak 2019 Pazartesi

2019 İLK TAM AY TUTULMASI TEFEKKÜRÜ

NUN VEL KALEM MASALI
ve yarın sabah tam ay tutulması yani simyacıların altın ve gümüş madenlerinin vuslatı izdivacı varmış.. biliyorsunuz tutulmalarda hz nebimiz bakmayı yasaklamış.. mesela sen bunu kendinde ruh ve nefsinin beden denen karanlıktaki vuslatı mahremine yorman lazım.. herkese kendi simyacı evliliğinde huzur ve sağlık diliyorum..
**
teşekkür ederim ..teşekkür ederim..
bir gece güneş perdene perde kurduğunda 
ve ay kapıdan tülli bir hüzme ile süzülüp 
ayak ucunda durduğunda
kork kork kork
tab etsin bırak seni kork
bassın sana görünmez harflerini
ve sonra yaz sen de ona
O ' NUN SANA YAZDIĞI AŞK MEKTUBUNU

***

BELKİ BİR GÜN
AY ve GÜNEŞ 
yine öyle aniden 
bu defa yine istediğinle gelirsin 
sen bilirsin 
ben bilmem
sen öğretensin
ben cahilin
sen ilahi koca
sen ilahi eş
ve eşini doğuran kardeş 

nur cihan
ve günlük tefekkürlerimize eşlik etmek isterseniz bekleriz efendim..
https://www.facebook.com/nur.cihan.963

17 Ocak 2019 Perşembe

gözyaşı sembol masalı


hoş geldin ikibin 19 ..ruhsal kalb bebekleri olan hakiki yetimler doğarken ..bu seneki sevinç gözyaşlarımız, hayretin erguvani-lila sını gördüğümüz zamanki gibi hayranlıktan olsun inşallah ve amiin... ve zorlu 18 i bitirip basted olan 19 mühürlü kapısının açılışı ilk masalımızın adı ve kurgusu ağacın tepesindeki yıldız-nur kandili olan GÖZYAŞINDAKİ SIR..

BİR VAR mış BİR YOKmuş...kadim yokluk zamanlarında ,hiç sevilmeden-merhamet nedir görmeden büyümüş ve çocukluklarını yaşayamamış ve hayatın zorluklarıyla birlikte fazla çocuktan bunalmış ailelerden biri daha varmış..ve dünyanın geneli gibi istenmeyen bir bebek cihana gelmek üzereymiş..baba artık bu yükleri kaldıramayacağı için bebeği red edip istememiş.ama bir yandan günah korkusu ve belki daha başka maddi korkular anneye galebe çalmış ve istenmeyen sevilemeyen bir insan çocuğu daha dünyaya gelmiş..ve bu bebek annesinin memesinden süt emerken ANNESİNE BİR NAZARLA BAKMIŞ..işte buna manada GÖZYAŞI NAMAZI KILMAK DENMİŞ..ve bebek bu nazarla irşad ile herşeye gelişten kavuşmuş.çünkü evvel zamanın dediğine göre gelişi böyleymiş..

VE GEL ZAMAN GİT ZAMAN bu istenmeyen bebek de büyümüş ve onunda aynı koşullarda istenmeyen -ala silsiletihim -bu bebeklerden biri olmuş..ve bu bebekte annesinin memesinden süt emerken ,anne iki kaşı arasından hikmet kurşunuyla vurularak buradan sonsuz tane şeffaf soyut su baloncuğu-hikmet küresi, sayısız nefes-su ilmi, turuku aliye büyük bir saydamlık latiflikle -huzurla ,soyut kalb yani gönlüne girmiş..

KISSADAN HİSSE: hazineler viranelere gömülür diye boşuna dememişler..sizler birine zarar vermek için ona zulmettiğinizde, tüm haklarını -mirası -hukuku gasb edip yaşama haklarını ellerinden aldığınızı ve kendiniz ve sevdiklerinizi güvene aldığınızı sandığınızda, aslında bilmeden, sizde ve sizin korumaya çalıştığınız sevdiklerinizde ne var ne yoksa , mana kanunlarına göre o zulmettiğinize tümünü hükmen devirle vermiş olursunuz. bunu sakın unutmayın.. o yüzden kendinize ve sevdiklerinize tanıdığınız hakları karşınızdakine de verin.bugün güç sende, ya yarın! devran ona dönüp ,ezilmek sırası sana döndüğünde ne olacak bilmelisin!! sevmediklerinizden çalarak kendi refahınızın artacağını, rızkınızın bereketlenip çoğalacağını sanarak büyük betbahtlığa düşersiniz bunu bilin..unutmayın ki en sevmedikleriniz-en aciz gördüklerinizin bereketi ile ,o rızıklar size belki de geliyor.. ne biliyorsunuz evdeki kurban kim ?!! ve tüm feyz ve ilgi -alaka-bağ-aile kapılarıda sadece o varlıklar , sizin hanenizde-iş yerinizde- okulunuzda- çevrenizde olduğu için yağıyordur ne biliyorsunuz?!..işte bu sene ellerinizle işledikleriniz kadar, niyetlerinizide gözden geçirin inşallah..

not: kelime-i tevhidin ebcedi ve besmelenin içindeki harf adedi 19 muş.. 2018 in bu son sabahı hayalimde bir meczubun cebindeki cam-pırlanta yarım küre paralarını gördüm..5 tane cam paranın içinde de 5 yapraklı çiçek vardı.. (yani kadim aunnaki meleklerin alınlarındaki-kollarındaki ve ellerindeki mühür bandların çiçeklerinden )...hayrolsun

nur cihan
01.01.20 19
nuralem7@hotmail.com
https://www.facebook.com/nur.cihan.963

2 Ocak 2019 Çarşamba

OCAK DUASI .MASALIN MASALI


OCAK DUASI🔥🌦🌺 .... çocukken babamın kitap merakı yüzünden aldığı , belkide o zamandaki tüm masalları okuyarak bu masalcılığıma ŞÜKÜR ki temel attım . .hayal gücümün bu derece yüksek olması da o yüzden ..çocukken yani 13 yaşıma dek okuduklarımdan hatırladığım masal kitabı adları GÜMÜŞHANE MASALLARI, ERZURUM MASALLARI,1001 GECE MASALLARI ,KELİLE DİMME ve TÜM LEYLA MECNUN-KEREM ASLI-FERHAT ŞİRİN MİSALİ AŞK HİKAYELERİ ve EVLİYA KISSALARI idi o günlerden.daha sonra diğer dünya masalları takip etti...ve bugün hepsinin temeli mitolojiler oldu......şimdiki aklımla yine okusam mesela ,her mesenin çözümünü o masallarla kolayca yazabilirim..bugünki içi boş masalların çocukların muhayele-heyula-hayal -data -zihin alemlerine ,mukayeseli düşünmekte ve olayların tekamülle-sabırla nasıl bir ağ gibi örüldüğü hakkında zerre faydası yoktur ve o yüzden kalıcı da değillerdir.. geçmiş masalların taaaa en baştan beri devam edişi ;onların hep seyrüsülük -irşad-insiyasyon hikayeleri ve sırları-sembolleri barındırmasındandır. ..lütfen çocuklarınıza bulabildiğiniz en kadim masal kitaplarınız alınız .sadece kelile dimme dahi yeter... mesneviden tut her yerde lafonten de dahi o masalları göreceksiniz..tabiiii önce siz okumalısınız ..
mesela bu masallarda bir kuyudan inilen yeşil ışıklı yeraltı ülkesini bulabilir -7 başlı ejderin nasıl öldürülüp hazinelere nasıl konulacağını öğrenebilirsiniz ..veya 20 sene çalışıp kazandığı para ile,20 senedir görmediği ailesine dönerken tüm birikimini bir öğüde-HİKMETLİ SÖZE satmanın anlamını anlarsınız ...ve diğer ülkelerin ve o devrin insanlarının yaşamlarını-insan varlık suretlerini ve CİN-PERİ-CÜCE-DEVLER metafizik alemleri yani paralel evrenleri-tayyi mekan zamanı -bedene nüfus etmeyi ,beden-suretler değiştirmeyi ve hayal alemlerinde onlarca seneyi bir anda deneyimlemeyi okuyabilirsiniz... sayısız acaipliklerin ülkesi olan -siyam -tayland ki ,o devrin aryan soyu uygurların sistemi yeniden başlattığı yer NAGALAR ÜLKESİ KABUL EDİLİR ,işte tüm uç isteklerin cevabının alınıp getirildiği yerleri -bilgileri okursunuz..
eskiden gazete -tv -internet -kitap yoktu.ama daha bebekken kulaklara anlatılmaya başlayan bu sözlü irşad yani BİLGELİK vardı..çocukların kulağına dünyadaki tüm en üst bilgiler ve hayalleri tohum olarak ekilirdi..ki, kimde o mana varsa bu yerlere yolculuğa o anlamları bulmaya -aşka yola çıkarlardı..o mana =CESARET olmayan dahi bu işleri bilirdi ve kabul ederdi..
şimdi geçen sene OCAK AYI tefekkürümüzü yine alıntılıyorum..malum türkler OCAK KÜLTÜRÜDÜR..BİZ OCAKLI AİLELERİN OLUŞTURDUĞU TÜRK GELENEĞİNE SAHİBİZ..OCAKLI AİLELER EL ALMIŞ AİLELERDİR..mesela yıllar evvel öğrenmiştim ki ,marmara ereğli demir çelik kurulduğunda 3 ocak yani 3 sacayak'a da değişik hanım isimleri olan AYŞE ,FATMA, EMİNE isimleri verilmiş...bunlar o yöredeki genç bakire kızların isimleri imiş ve bu 3 ocağı da ilk bu genç kız devlet töreni ile geleneğimiz üzere yakmış.sonra devlet bu kızların tüm çeyizlerini yaparak evlendirmiş..hatta bu hikaye vikipedi de dahi kayıtlıdır ,isimler az değişiktir..ben o mekanın kurucu ve çalışanlarından olan orhan baba dan dinlemiştim..


biz has AL EVİ ler olarak, bu senemizin ocaklarımızın nur kandili ile feyz içinde yanmasını dileriz.
ocağımızın ateşi hem bizi ısıtsın, hem başkalarını ısıtsın ,tıpkı bir mumun sayısız mumu yakarken kendinden hiç bir şey eksiltmemesi gibi, bize daima hakikatin ilmini kendimizden versin.. ocağımızın ateşi hem bizi aydınlatsın ,hem herkesi aydınlatsın..ocağımızın ateşi her pişirdiğini nardan nura=kızıldan beyaza çevirip ,bunu en hazlı -en nazlı-en lezzetlisinden yapsın.... ve ocağımız hep başı dumanlı karlı dağlar misali bembeyaz bulut bulutut (wifi) tütsün.. ocağımızda aşımız ve bereketimiz hiç eksik olmasın, evimiz =ocağımız AL EVİmiz bir ve diri olsun .amiiiin
kendi kundalini ocağından, kendine hitap eden ben ocakçıbaşı nur cihan
2 ocak  2019